Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/3453 Esas 2019/4981 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 27.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3453
Karar No: 2019/4981
Karar Tarihi: 27.06.2019


11. Hukuk Dairesi 2018/3453 E. , 2019/4981 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19/12/2016 tarih ve 2013/586 Esas, 2016/823 K. sayılı kararın davacı vekili ile fer'i müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne-esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/05/2018 tarih ve 2017/1725-2018/744 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve fer'i müdahiller vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı ... vekili, davacının vekil edenleri ..., ... ve ... adına davalı bankada mevduat hesabı açtığını, ancak bu mevduatların davalı banka müdürünün ne şekilde değerlendirdiğini bilmediklerini, bu konuda kendilerine bilgi verilmediğini, müvekkili tarafından yönetilen hesapların usulüne uygun hiçbir onay ya da talimatı alınmaksızın ve aranmaksızın hem banka hem de müdür tarafından işlemlerin yapıldığını, edinilen bilgiye göre bu hesapların usulsüz ve talimatsız olarak kapatılarak yeni hesapların eksik meblağ ile açıldığını, bu durumun usulsüz ve yasaya aykırı olarak yapıldığını, paranın bir kısmının hiçbir yetkiye dayanmadan fona yatırıldığını, bu işlemlerden ötürü oluşan zararın telafi edilmediğini beyanla fazlaya dair haklar saklı tutularak ana para ve gelirinin işlemler yapıldığı tarihten itibaren işleyecek faiziyle tespitini talep ve dava etmiştir.
    Davalı Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. ve ... vekili, davacının sözleşme ilişkisinin tarafı olmadığını ileri sürerek davanın husumet yokluğundan reddi isteminde bulunmuştur.
    İlk derece mahkemesince, müdahale talebinde bulunan ..., ... ve ...’ün talebinin fer’i müdahale talebi niteliğinde olduğu, müdahale talebinde bulunanlar vekilinin beyanının da davacı yanında davaya müdahil oldukları yönünde olduğu, müdahale talebini içerir 06.11.2015 tarihli dilekçe içeriğinde davacı yanında asli müdahil olarak kabulünün talep edildiği ayrıca davanın taraflarına davanın yöneltilmediği, mahkeme ara kararı ile harcın alınmasının talepte bulunan iradesini değiştirmeyeceği, feri müdahalede müdahilin de yer aldığı davada hükmün taraflar hakkında verileceği, sübjektif hakkı dava etme yetkisinin ilke olarak o hakkın sahibine ait olduğu, davada davacının aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı, davada subjektif hakkı ihlal edilenlerin davaya müdahale talebinde bulunanlar olduğu, davacının müdahale talebinde bulunanların vekili sıfatıyla işlem yaptığı, müdahale talebinde bulunanların menfaatinin ihlal edildiğini, zararın onların mal varlığında gerçekleştiği gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili ile feri müdahiller vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, karar tarihindeki AAÜT’nin 7/II. maddesi uyarınca husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunması gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle oavacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, feri müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve fer'i müdahiller temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.









    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın