Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/348 Esas 2019/5007 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/348
Karar No: 2019/5007
Karar Tarihi: 01.07.2019


11. Hukuk Dairesi 2018/348 E. , 2019/5007 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

    TÜRK MİLLETİ ADINA



    Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/03/2017 tarih ve 2015/165 E- 2017/325 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 08/11/2017 tarih ve 2017/526 E- 2017/553 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili; davalılara ait "TYUMEN 1" isimli geminin müvekkilinin işletmekte olduğu limana yükleme yapmak amacıyla 15/05/2015 tarihinde yanaştığını, ceza soruşturması kapsamında gemiye el konulduğunu ve geminin müvekkiline ait limanda bağlandığını, geminin açığa alınması için gerekli başvurular yapılmışsa da takip tarihi olan 14/07/2015 tarihine kadar müvekkilinin işlettiği limanda bağlı kaldığını ve müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararın geminin limandan ayrıldığı 28/07/2015 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilinin geminin limanda bağlı kalmasından dolayı günlük 2.280 USD liman işgaliye bedeli, limana başka gemilerin yanaşamaması nedeniyle günlük 3.000 USD ticari kayıp olmak üzere günlük toplam 5.280 USD zararı olduğunu, söz konusu bedellerin tahsili amacıyla Körfez İcra Müdürlüğü'nün 2015/1352 Esas sayılı dosyasından davalı şirket aleyhine takip yapıldığını, davalı şirketin haksız ve yersiz olarak icra takibine itirazda bulunduğunu, vaki itirazın iptali ile takibin devamına, adı geçen gemi üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili; davacının işlettiği limana yanaşık halde bulunan müvekkiline ait “TYUMEN 1” gemisine Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu karara binaen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 10/2. maddesi gereğince el konulduğunu, el koyma kararı gemi Nuh Çimento A.Ş.’ye ait olan iskeledeyken verildiğinden müvekkiline ait olan "TYUMEN 1" gemisinin davacının sahibi olduğu limandan ayrılmasının bir süre mümkün olmadığını, el koyma kararı gereğince geminin iskelede zorunlu olarak kaldığını, geminin davacının işletmekte olduğu limanda kalmasını gerektiren taraflar arasında başkaca hiçbir hukuki münasebet bulunmadığını, bu sebeple mahkemece verilen bir kararın uygulanması sonucunda ortaya çıktığı iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının o tarihlerde rıhtımlarının doluluğuna ilişkin hiçbir delil sunmadığını, geminin ihtiyaten haczedilmesi koşullarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; TTK 1089/1 maddesi gereğince kaptanın bütün işlerinde, özellikle ifası kendisine düşen sözleşmelerin yerine getirilmesinde tedbirli bir kaptan gibi hareket etmek zorunda olduğu, TTK 1092/1 maddesine göre de kaptanın, yabancı bir ülkede bulunduğu sırada o ülke devletinin mevzuatına, özellikle kolluk, vergi ve gümrük kurallarına uymamasından doğan zararları tazmin ile yükümlü bulunduğu, donatanın sorumluluğunun ise kaptanın işlem ve eylemleri ile ilgili kanuni yetkileri dâhilinde yaptığı hukuki işlemlerle sınırlı olduğu, ayrıca 14 Kasım 2013 tarih ve 28821 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre Elkonulan Eşya ve Alıkonulan Taşıtlara İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin 14/1. maddesine göre kaçak akaryakıt hariç elkonulan veya alıkonulan her türlü eşya ve taşıtın muhafazası, depolanması, yüklenmesi, boşaltılması, nakliyesi ve imhası gibi nedenlerle el konulduğu andan itibaren yapılan masraflar, döner sermaye işletmesi ( Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi) gelirlerinden karşılanacağı, TTK 1109/1 maddesi gereğince kaptanın eyleminin suç teşkil etmesi nedeniyle kanuni yetkileri dâhilinde yaptığı hukuki işlem niteliğinde bulunmadığından oluşan zarardan taşıyan ve donatanın sorumlu tutulamayacağı bu sebeple aleyhlerine icra takibi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce; kamu gücü ile alıkonulan geminin muhafaza masraflarının yine kamu tarafından belirlenen ücret tarifesine göre ödenmesi gerektiği, kaptanın yabancı bir ülkede bulunduğu sırada kendi kusuruyla yol açtığı gümrük kurallarına uymamasından doğan zararı TTK 1089/1.ve 1092/1. maddesi gereğince kendisinin tazmin etmesi gerektiği ayrıca 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre El konulan Eşya ve Alıkonulan Taşıtlara İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin 14/1. maddesi gereğince de alıkonulan taşıtın (gemi ) muhafazası nedeniyle el konulduğu andan itibaren yapılan masrafların Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi gelirlerinden karşılanması gerektiği, TTK'nın 1109/1 maddesi gereğince kaptanın eyleminin suç teşkil etmesi nedeniyle kanuni yetkileri dâhilinde yaptığı hukuki işlem mevcut olmadığından oluşan zarardan taşıyan ve donatanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmaması nedeniyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
    Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/07/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.







    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At