Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/1851 Esas 2019/5049 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 08.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1851
Karar No: 2019/5049
Karar Tarihi: 08.07.2019


11. Hukuk Dairesi 2019/1851 E. , 2019/5049 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2016 tarih ve 2013/274-2016/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili; müvekkilleri ve davalının kardeş olduklarını, tarafların ortak murisi ...'na ait "..." adlı geminin ...’nun beş erkek çocuğunun ortak katkılarıyla inşa edildiğini, tarafların ortak murisi ... tarafından dava konusu geminin inşası sırasında sadece resmi işlemlerin takibi için davalıya noterden vekalet verildiğini, davalının vekaletname ile diğer kardeşlerinden onay almadan gemiyi kendi adına gemi siciline kayıt ve tescil ettirdiğini, murisin vefatı üzerine tarafların bir araya gelerek 15.05.2008 tarihinde aralarında sözleşme yaptıklarını, bu sözleşmeye göre "..." adlı gemiyi 5 erkek kardeşin ortak inşa ettiği ve mülkiyetin 05.11.2003 tarihinden itibaren 1/5 oranında taraflara ait olduğu hususunda anlaştıklarını, tüm şifai taleplere rağmen davalı tarafın sözleşme gereğini yerine getirmediğini, davalının geminin tüm hukuki semerelerinden tek başına faydalandığını, müvekkillerinin harici duyumlarına göre davalının gemiyi 70.000,00 TL’ye kiraya verdiğini, müvekkillerinden ...'nun geminin masrafları için 32.879 USD borç para verdiğini sadece 10.769 USD’yi geri alabildiğini, yine davacı ...'ın davalıya 10.000 Euro borç para verdiğini ve parasını geri alamadığını, dava konusu geminin 05.11.2003 tarihinden itibaren davacılar adına ayrı ayrı 1/5 oranında tespitine, bu mükmün değil ise şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın 05.11.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, toplam 4.400,00 TL ecrimisil davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 42.893,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ...'na, 25.700,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ...'a ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili; gemi sicilinin düzeltilmesi davasının kanuni süresinde açılmadığını, dava konusu geminin sicilinin 2003 yılında yapıldığını, davanın 2013 yılında açıldığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, ecrimisil istemli davalarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, imzaya itiraz ettiklerini, müvekkilinin davacılardan borç almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacıların dayanak gösterdiği sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, dava konusu geminin 05/11/2003 tarihinde tescil edildiği, davacıların babasına ait ve hissedar oldukları önceki geminin ise 2004 yılında tüm mirasçıların muvafakatı ile satıldığı, tarafların babası murisin 13/01/2004 tarihinde vefat ettiği, gemi tescilinin yapıldığı tarihte hayatta olduğu ayrıca tarafların babasına ait olan geminin satış parasının dava konusu geminin yapımında kullanıldığının davalı tarafça da inkar edilmediği, tanık beyanlarının bu hususu doğruladığı, her ne kadar davalı babasına miras kalan ilk geminin 3/4 hissesini satın aldığını ve babasının kalan 1/4 hissesinin de ikinci gemide kendisine babasının şifaen verdiğini iddia etmiş ise de, tanık beyanları ve satışı yapılan geminin tam hisse ile murise ait olması nedeniyle davalının savunmasına itibar edilmediği, geminin tarafların murisinden intikalen gelen mal niteliğinde olduğu, veraset ilamına göre davacılar ve davalı dışında geminin tescilinin yapıldığı tarihte eşi Şükriye’nin ve kızı ...’nın da murise hissedar olduğu ve bu mirasçılar tarafından davalıya yönelik açılmış bir dava bulunmadığı, davacıların mülkiyetin tespitine ilişkin taleplerinin kısmen kabulü ile muris ...nun Fatsa Sulh Hukuk Mahkmesinin 2004/23 esas 2004/19 karar sayılı ilamındaki payları olan 1/8 oranında davacılara ait olduğunun tespitine, intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin ispat edilemediği ecrimisil talebinin reddine, borç para verdiğini ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı ...'ın alacak talebinin reddine, davalının beyanında davacı ...’dan 9.000,00 TL borç para aldığını kabul etmesi karşısında ödeme yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı ...’nun alacak kısmen talebinin kabulü ile 9.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... ...na verilmesine karar verilmiştir.
    Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
    1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar... ve ...'in alacak talebi yönünden, adı geçen davacılar vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Dava, gemi sicilinin mülkiyetinin tespitine ilişkindir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların murisi babalarına ait eski geminin satışından elde edilen para ile davaya konu geminin yapıldığını, yeni geminin yapımına kendilerin de katkıda bulunduğunu, yeni geminin sicilde davalı adına kayıtlı olduğunu ancak kendilerinin de haklarının bulunduğu iddiası ile geminin payları oranında kendilerine ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Davacılar davaya konu geminin kendi katkıları ile yapıldığına dair sözleşmeye dayanmış olup, sözleşmedeki imzanın davalı ... tarafından inkarı üzerine mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemelerinde davalı ...'a isnat edilen imzanın davalının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, bu sebeple davacıların sunduğu sözleşmeye itibar edilmeksizin tanık beyanlarına dayanılarak sicilde davalı ... adına kayıtlı gemide davacıların da hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    6100 sayılı HMK madde 200/1'de senetle ispat kuralı düzenlenmiş, maddenin 2. fıkrasında ise senetle ispat gereken hususlarda ancak karşı tarafın açık muvaffakati ile tanık dinlenebileceğini hüküm altına almıştır. Yasa koyucu HMK'nın 202. maddenin 1. fıkrasında ''Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.'' hükmü ile senetle ispat kuralına diğer bir değişle tanıkla ispat yasağına istisnai bir durum öngörmüştür. Yasa koyucu ayrıca, 203. maddenin 1. fıkrasının a bendinde de; kardeşler arasında senet düzenlenmesinin manevi güçlüğü nedeniyle iddia edilen hususların tanıkla ispat edilmesine olanak sağlamıştır.
    Somut olayda, davacılar davalı ile kardeş olup, davacılar iddia ettikleri hususu ispat için senede dayanmış ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde senette davalıya isnat edilen imzanın davalı eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Davacılar tanıkla ispat imkanını kullanmayarak senede dayanmış olup, senetteki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşıldıktan sonra, davacıların iddia ettikleri hususları tanıkla ispat imkanları bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde dayanılan senedin HMK'nın 202. maddesinde yerini bulan yazılı delil başlangıcı olarak kabulü de mümkün olmadığı anlaşılmakla birlikte, Trabzon Liman Başkanlığı'nın cevabi yazısına göre davaya konu ''...'' adlı geminin 05.11.2003 tarihinde yeniden inşa nedeniyle davalı adına tescil edildiği, veraset ilamına göre tarafların babası murisin 13.01.2004 tarihinde vefat ettiği, murise ait geminin ise mirasçılara intikalinden sonra, bütün mirasçıların davalıya verdiği vekaletnameye dayanılarak 18.03.2004 tarihinde davalı tarafından dava dışı şahsa devredildiği hususları da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bozulması gerekmiştir.
    3- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin gemi sicilinin tespiti talebi yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar... ve ...'in alacak talebi yönünden, adı geçen davacılar vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz istemlerinin Reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, gemi sicilinin tespiti talebi yönünden davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin gemi sicilinin tespiti talebi yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 59,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılar ... ve ... Aydından alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 381,79 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın