Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/2312 Esas 2019/5017 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2312
Karar No: 2019/5017
Karar Tarihi: 01.07.2019


11. Hukuk Dairesi 2019/2312 E. , 2019/5017 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 12.09.2018 gün ve 2018/İHK-7598 sayılı karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı/başvuran vekili; davalı yanca düzenlenen İnşaat All Risk Sigortası poliçesine konu inşaatta yangın çıktığını, zararının kısmen giderildiğini belirterek bakiye zarar bedeli olan 116.135,50 TL tazminatın davalıdan tahsili amacıyla Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvuru yapmıştır.
    Davalı, davanın reddini savunmuştur.
    Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvuru sahibinin talebinin 38.567,77 TL’lik kısmının davadan önce sigorta şirketi tarafından ödendiği, bakiye kalan zararın ise davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar vermiştir.
    Karara davacı vekili itiraz etmiş ise de İtiraz Hakem Heyeti davalının itirazlarının reddine karar vermiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine yöneliktir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, hasarın ve tazminatın hesaplanabilmesi için olay yerinde keşif yapılması gerektiğinden bahisle davacı vekilinin itirazı reddedilmiştir.
    Ancak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde (HMK) hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağını benimsenmiştir. HMK 431. maddesinde Hakem Heyetinin bilirkişi seçimine ve keşif yapılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. HMK 432 maddesinde de Hakem Heyetinin mahkemeden yardım isteyebileceği kabul edilmiştir. Bu halde Hakem Heyetinin bilirkişi atamasında ve keşif yapmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu nedenle, Hakem Heyetince, gerek görülmesi halinde olay yerinde keşif yapılması veya bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme yapılarak karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.












    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın