Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/16111 Esas 2017/8658 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/16111
Karar No: 2017/8658
Karar Tarihi: 09.11.2017


12. Ceza Dairesi         2015/16111 E.  ,  2017/8658 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
    2- Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53/1, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet


    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'nın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili; sanık ...'nin mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Katılan vekilince ibraz olunan 25/07/2014 tarihli temyiz dilekçesi içeriğine göre, sadece sanık ...'nın beraatine ilişkin hükmün temyiz istemine konu edildiği değerlendirilerek yapılan incelemede;
    1- Sanık ...'nın beraatine ilişkin hükmün incelenmesinde;
    Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanığın, sanık ... ile iştirak halinde atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ...'nın beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
    2- Sanık ...'nin mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesine gelince;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç kastı bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    a- Sanığın soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, poşet içerisinde antika eser olduğunu bildiğini ve bunları Aliağa ilçesinde ikamet eden ... isimli şahıstan alarak, tarihi değerleri olup olmadığını öğrenmek üzere İzmir ilindeki ... isimli şahsa gösterdiğini, ... isimli şahsın poşeti alıp Kızlarağası denilen yerde gözden kaybolduğunu, yarım saat geçmeden geri geldiğinde, “bunlar İran işi sahte, bize gelmez, geri götür” dediğini, ... ile görüşmesi olumsuz geçince Aliağa ilçesine dönmek üzere İzmir ilinden ayrıldığını, suça konu eserlerin, “senin tanıdığın vardır” denilerek kendisine verildiğini, antika eser satışının suç olduğunu bilmediğini söylediği, kovuşturma aşamasında müdafii huzurunda yaptığı savunmada da benzer şekilde beyanda bulunup, soruşturma aşamasında verdiği ifadenin doğru olduğunu, aynen tekrar ettiğini dile getirdiği anlaşılmakla; sanığın, ticari maksatla “kabul etme” ve “satışa arz etme” fiillerini gerçekleştirerek, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunu işlediği gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile anılan Kanunun 67/1. maddesi uyarınca “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi kanuna aykırı,
    b- 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş olup, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın