Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2009/2863 Esas 2009/10455 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 12.05.2009Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/2863
Karar No: 2009/10455
Karar Tarihi: 12.05.2009


12. Hukuk Dairesi         2009/2863 E.  ,  2009/10455 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 30/12/2008
    NUMARASI : 2007/683-2008/998

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
    Borçlu itirazında alacaklıyı tanımadığını, böyle bir borcunun olmadığını, imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek borca ve imzaya itirazda bulunmuştur. Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 10.06.2008 tarihli raporda imzanın borçluya ait ise de senedin forma kesim olmayıp borçlunun adı ve imzası olan boş bir belgeden yararlanılarak bilgisayar ve ekipmanı aracılığıyla boş kısımların matbu metin yazıları oluşturularak belgenin hazırlandığı açıklanmıştır. Mahkemece boş kağıda atılan imzanın sonradan senet şekline dönüştürülmesinde ve bonolarda bulunması gereken zorunlu unsurların tamamlanarak takibe konulmasında yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
    İİK’nun “Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti” başlıklı 170/a maddesinin ikinci fıkrasında, icra mahkemesinin, şikayet veya itiraz dolayısıyla kendisine intikal eden işlerde, takip dayanağı kambiyo senedinin bu vasfı taşımadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususları resen nazara alınarak takibi iptal edebileceği düzenlenmiştir.
    Somut olayda alınan rapora göre bononun sahte olarak oluşturulduğundan alacaklının kambiyo takibi yapmasına olanak bulunmamaktadır. Alacağın tahsili yargılamaya muhtaç hale gelmiş olup genel hükümlere göre dava açmak ve alacağın varlığı ile miktarını kanıtlayıp, hüküm altına aldırmak yükümlülüğü alacaklıya aittir. Yargıtay HGK’nun 27.06.2001 tarih ve 2001/12-545 E.2001/548 K.sayılı kararı da aynı yöndedir. Bu nedenlerle istem kabul edilip takibin İİK.’nun 170/a maddesi uyarınca iptaline karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.
    SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12/05/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At