Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2009/6797 Esas 2009/9789 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 05.05.2009Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/6797
Karar No: 2009/9789
Karar Tarihi: 05.05.2009


12. Hukuk Dairesi         2009/6797 E.  ,  2009/9789 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 25/02/2009
    NUMARASI : 2009/42-2009/252

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 15.60. TL onama harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 05/05/2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

                                                                KARŞI OY

    İlamlı icra takiplerinde, borçlu İİK.nun 33.maddesinin birinci fıkrasına göre; “icra emrinin tebliği üzerine yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı imhal ve itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.” İcranın geri bırakılması kararı ile yapılacak olan icra işlemleri kaldırılır ve takibe son verilir.
    Bir taşınmazın tahliyesine ilişkin ilam icra dairesine verilince icra müdürü İİK.nun 26.maddesinin yollama yaptığı aynı kanunun 24.maddesinde yazılı şekilde borçluya icra emri tebliğ eder. Bu icra emrinde, icra mahkemesinden veya temyiz yahut iadesi muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe, cebri icra devam olunacağı da yazılır. İİK.un 41.maddesinin göndermesi ile tahliye ilamına dayalı icra takiplerinde de İİK.nun 33.maddesinin uygulanması gerekir. Belirtilen bu madde hükmüne göre, ancak borcun itfa veya imhal edildiği veya zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek icranın geri bırakılması istenebilir. Buradaki itfa deyimi, ödeme, hibe (bağışlama), ibra, her çeşit itfa, terkin, takas gibi borcun son bulma sebeplerini kapsar.(Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı sf:808)
    Somut olayda, alacaklı vekilinin, sulh hukuk mahkemesinin akte aykırılık nedeniyle borçlunun kiralanandan tahliyesine ilişkin ilamına dayanarak, ilamlı icra takibi başlattığı görülmektedir. Borçlu vekili, bu takip dolayısı ile gönderilen örnek 2 icra emrinin tebliğinden itibaren süresi içerisinde icra mahkemesine verdiği dilekçesinde, tahliye ilamının 18.10.2006 tarihli olup, 18.12.2008 tarihinde icraya konduğunu, bu süre içerisinde borçlunun oturduğu aylara ilişkin kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, alacaklının bu ödemeleri ihtirazi kayıt belirtmeksizin aldığını, böylece taraflar arasında sözlü anlaşma ile yeni bir kira sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, ayrıca, alacaklının düzenlediği protokol ile ilamla ilgili davadan feragat ettiğini belirterek icranın geri bırakılması talebinde bulunmuştur.
    Borçlu vekilinin dosya arasına ibraz ettiği alacaklıya ait banka vadesiz hesap ekstresinin incelenmesinde, borçlunun tahliye karar tarihinden sonra kira bedellerini her ay düzenli olarak alacaklının banka hesabına aylık 1350 YTL olarak yatırdığı, 15.5.2007 tarihinden itibaren aylık kirayı 1500.YTL, 12.5.2008’den itibaren ise 1750.YTL’ye yükselttiği görülmektedir. Alacaklı vekili, 15.1.2009 tarihli cevap dilekçesinde borçlunun itirazının itfa değil imhal olarak nitelenebileceğini ileri sürmüş, ancak, ibraz edilen kira ödeme belgelerine açıkça karşı koymamıştır. Şu halde, 18.10.2006 tarihli tahliye ilamından 2 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra 18.12.2008 tarihinde icra takibine konması ve bu süre içerisinde borçlunun her ay düzenli olarak kira borcunu alacaklının banka hesabına ödemesi, alacaklının da bu ödemeleri ihtirazi kayıtsız kabul etmesi alacaklı ile borçlu arasında sözlü anlaşma ile yeni bir kira ilişkisi kurulduğunu, böylece borcu sona erdiren sebeplerden BK.nun 114.maddesinde düzenlenen borcun yenilendiğinin (tecdid) kabulünü zorunlu kılmaktadır. Borçlu kiracının, alacaklı ile arasında yeni bir akit kurulduğunu İİK.nun 33.maddesinin birinci fıkrasında yazılı delillerle ispatlanmasına gerek yoktur.
    Ayrıca, varlığı alacaklı vekilince ikrar edilen 21.11.2006 tarihli protokol başlıklı belge alacaklı B. D.. ile alacaklı vekili Avukat M. K.. arasındaki iç ilişkiyi düzenlemiş ise de, protokolün 3.maddesinde yazılı “Avukat O. K.. Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin kararını takibe koymayacak ve iş sahibinden başka bir talebi de olmayacaktır” şeklindeki hükümde borcun yenilendiğini doğrulamaktadır.
    Yukarıda yazılı ilkeler göz önüne alınarak, mahkemece İİK.nun 33.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen borcun itfa edildiği gerekçesi ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken şikayetin reddine ilişkin hükmün onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.    

                          



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At