Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/10248 Esas 2017/2029 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10248
Karar No: 2017/2029
Karar Tarihi: 15.02.2017


12. Hukuk Dairesi         2016/10248 E.  ,  2017/2029 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
    Borçlu tarafından, yetki ve borca itiraz ile birlikte bononun tanzim tarihi ile vade gününün aynı gün olması nedeniyle senedin kambiyo senedi olmadığı ileri sürülerek takibin iptalinin istenildiği mahkemece, bononun tanzim tarihi ile vade gününün aynı gün olmasının senedin teminat senedi olduğuna işaret ettiği ve her ne kadar imza borçluya aitse de borçlanma iradesi mevcut olmadığından şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
    1-6100 sayılı HMK'nun "Hükmün Kapsamı" başlığını taşıyan 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği öngörülmüştür. Buna göre, itiraz dilekçesinde öne sürülen taleplerin ve dava nedenlerinin her birinin ayrı ayrı tartışılarak bunlar hakkında hangi sonuca ulaşıldığı ve verilen kararın ne olduğu hükümde birer birer açıklanıp gösterilmelidir.
    Somut olayda, borçlu diğer itirazlarının yanı sıra, Bakırköy İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek icra dairesinin yetkisine de itirazda bulunduğu, mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Bu hususta mahkemece bir değerlendirme yapılmamış olması HMK'nun 297/2. maddesine aykırı olmakla birlikte, bu konuda temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
    2-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 168/4. maddesinde kambiyo senedindeki imzaya itirazın süresi ve nasıl yapılacağı belirlenmiş olup, söz konusu maddeye göre takibe konu kambiyo senedindeki imzaya itiraz edecek borçlunun bunu açıkça dile getirmesi gerekmektedir.
    Somut olayda, takibe dayanak yapılan senet üzerindeki imzaya, borçlu tarafından açıkça itiraz edilmediği gibi imzanın ikrar edildiği görülmektedir.
    TTK hükümlerine göre açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden kimsenin bu yöndeki iddiasını yazılı delille ispatlaması gerekir.
    Buna göre; imzası ikrar edilen senetteki yazılar ve rakamların borçlu dışındaki kişiler tarafından doldurulması tek başına senedin geçerliliğine etkilememektedir. Hal böyle iken Mahkemece imza ve yazı incelemesi yaptırılması sonuca etkili değildir.
    Diğer taraftan, Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senedin, teminat amacıyla verildiği iddiası, İİK'nun 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup, aynı Kanunun 168/5. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yasal beş günlük süre içinde icra mahkemesine yapılması gerekir.
    Bununla birlikte, İİK'nun l70/b. maddesi yollaması ile Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz yoluyla takiplerde de uygulanması gereken aynı Kanunun 63. maddesi gereğince borçlu, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini yargılama sırasında ileri sürebilir.
    Somut olayda borçlu tarafından kambiyo senedinin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir iddiası bulunmadığı gibi senet mentinde senedin bir hukuki ilişkisinin teminatı olarak verildiğine ilişkin bir ibare bulunmamaktadır.
    O halde istemin reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
    SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At