Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2016/23500 Esas 2017/13979 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/23500
Karar No: 2017/13979
Karar Tarihi: 09.11.2017


12. Hukuk Dairesi         2016/23500 E.  ,  2017/13979 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
    Alacaklı tarafından, bonoya dayanılarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlunun süresi içinde borca yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulduğu, alacaklının itirazın kaldırılması isteminin mahkemece dayanak senedin İİK'nun 68. maddesindeki bir belgeye dayanmadığı gerekçesiyle alacaklının itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Borçlu vekilinin 09.02.2016 tarihli itirazında borcun aslı ve ferileriyle birlikte tamamına itiraz ettiği, mahkemeye sunduğu 21.03.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde takibe dayanak borcun vadeden evvel alacaklıya ödendiğini beyan ederek itirazını itfa olgusuna dayandırdığı ve böylece borcu doğuran hukuki ilişkiyi ve dolayısıyla borcu kabul ettiği görülmüştür. Bu durumda itirazın kaldırılması isteminin mahkemede incelenmesi sırasında, takibe dayanak belgenin artık İİK.'nun 68/l. maddesinde belirtilen belgelerden olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek ve yer yoktur. Çünkü, anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olan, "hukuku ilişki ve borçtur". Borçlu borcu ve hukuki ilişkiyi kabul ettiğine göre alacaklının alacağının ayrıca İİK'nun 68/l. maddesinde yazılı belgelerle ispatına yer olmadığı kabul edilmelidir. Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü bu doğrultudadır (Hukuk Genel Kurulu'nun 4.12.1985 tarih 12/27-984 sayılı kararı).
    Buna göre artık borçlunun borcu ödediği yönündeki iddiasını İİK'nun 68/1. maddesinde yazılı nitelikte belgelerle kanıtlaması gerekir.
    O halde mahkemece, borçlu ödeme iddiasını İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen nitelikte bir belgeyle ispat edemediğinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
    SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın