Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/7755 Esas 2019/11378 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 27.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/7755
Karar No: 2019/11378
Karar Tarihi: 27.06.2019


12. Hukuk Dairesi 2018/7755 E. , 2019/11378 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar ... ve ... (Arabacı) tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
    Alacaklılar vekilinin, borçlu belediyenin hesaplarına haciz konulması talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işleminin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, alacaklılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2017 tarih ve 2017/1266 E. - 2017/1413 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
    07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile 2942 sayılı Yasa'ya eklenen Ek 1. maddesinde ''Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her halde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6. maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir....
    Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde, bu Kanun’un Geçici 6. maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara bu madde hükümleri, kesinleşen ancak henüz ödemesi yapılmayan kararlar hakkında ise Geçici 6.maddenin üçüncü, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri uygulanır...'' düzenlemesi yer almaktadır.
    2942 sayılı Yasa'nın Geçici 6. maddesi 3. fıkrası,'' uzlaşma... '' 8. fıkrası, "kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılacak..., '' usullere ilişkindir.
    2942 sayılı Yasa'nın Geçici 6. maddesi 7. fıkrası ''Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.'' hükmünü 11. fıkrası ise; ''Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.'' hükmünü içermektedir.
    Yasa’nın yürürlüğe girdiği 07.09.2016 tarihinden sonra bu madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde vekalet ücretinin Geçici 6. maddenin 7. fıkrası gereği maktu alınacağı ve 11. fıkra hükmü gereğince haciz yasağının bulunduğu, 07.09.2016 tarihinden önce başlatılan takiplerde ise yine haciz yasağının bulunduğu ancak vekalet ücretinin nispi olduğunun kabulü gerekir.
    Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa’nın Geçici 6. maddesinin 12. fıkrasında; '' 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dâhil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemeler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır” düzenlemesi mevcuttur.
    Ancak 6487 sayılı Yasa'yla değişen, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 12. fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 13.11.2014 tarih ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
    Yukarıda açıklanan Anayasa Mahkemesi’nin 13.11.2014 tarih ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı iptal kararından önceki yasal düzenlemeler kapsamında imar uygulaması nedeniyle bedele dönüştürülen pay karşılığının artırılmasından kaynaklanan tazminatlara ilişkin ilamların icra takibine konu edilmesi halinde, ilam tarihi 11.06.2013 tarihinden önce ise; 5999 sayılı Yasa'nın 1.maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 6. maddesi ve 6111 sayılı Yasa’nın geçici 2. maddesindeki düzenlemelerde yalnızca kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat alacakları haciz yasağı kapsamında bulunduğundan İdarenin mal, hak ve alacaklarının haczedilebileceği, harç ve vekalet ücretinin nispi olduğu ilam tarihi 11.06.2013 tarihinden sonra ise; 6487 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile yapılan değişiklik gereği İdarenin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceği harç ve vekalet ücretinin maktu olduğu kabul edilmekteydi.
    Somut olayda; takibe dayanak 27.06.2013 tarihli ilam, imar uygulaması nedeniyle bedele dönüştürülen pay karşılığının artırılmasına ilişkin olup, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun kapsamında değildir. Ayrıca 6487 sayılı Yasa'yla değişen, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 12. fıkrası da 13.11.2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden uygulama imkanı kalmamıştır.
    O halde, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Alacaklılar ... ve ... (Arabacı)'nin temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2017 tarih ve 2017/1266 E. - 2017/1413 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 07/02/2017 tarih ve 2016/636 E. - 2017/119 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 27/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın