Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2019/2791 Esas 2019/11521 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2791
Karar No: 2019/11521
Karar Tarihi: 01.07.2019


12. Hukuk Dairesi 2019/2791 E. , 2019/11521 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    Davacıların, ... Mahkeme Satış Memurluğu'nun 2013/38 Satış sayılı dosyasından, İİK.'nun 133. maddesi gereğince 02/06/2014 tarihinde yapılan 260 Ada, 4 parselin satışına ilişkin ihalenin feshine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği, aynı maddenin 2. fıkrasında ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
    Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir; aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/6-18 Esas-2011/30 Karar sayılı, 19.6.1991 gün 323/391 sayılı, 10.9.1991 gün 281-415 sayılı, 25.9.1991 gün 355-440 sayılı, 05.12.2007 gün ve 2007/3-981/936 sayılı, 23.01.2008 gün ve 2008/14-29/4 sayılı kararları).
    Öte yandan, Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E.-1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur. İlamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez. Bu nedenle hüküm fıkrasının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça yazılması zorunludur.
    Somut olayda, mahkemece verilen hükmün ilk bendinde sadece; "Davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurulduğu, anılan ilamın hüküm kısmının bu haliyle, şüphe ve tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve infaz kabiliyetinin olmadığı anlaşılmaktadır.
    Mahkemece HMK'nun 297/2. maddesine uygun hüküm kurulması gerekirken, bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
    SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 366. ve HUMK’nın 428. maddeleri uyarınca re'sen (BOZULMASINA), bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.










    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın