Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2019/6460 Esas 2019/11296 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 27.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/6460
Karar No: 2019/11296
Karar Tarihi: 27.06.2019


12. Hukuk Dairesi 2019/6460 E. , 2019/11296 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, yukarıda tarih ve numarası yazılı direnme kararına ilişkin dava dosyası, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'na eklenen geçici 4/1.maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçluların icra mahkemesine başvurarak, alacaklının yetkili hamil olmadığını, menfi tespit davası açtıklarını ve çekin kredi karşılığı rehin amaçlı verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri; mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın borçlular tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; takibe dayanak çekin düzenlenme yerinin “D.Bakır” olarak yazılmış olması nedeni ile hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olmadığından kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı gerekçesi ile re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerektiği yönünde bozulduğu, bozma nedenine göre borçluların diğer temyiz itirazlarının incelenmediği, ardından mahkemece, Dairemizin bozma kararına karşı direnildiği görülmektedir.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/06/2018 tarihli 2017/12-1153 E.- 2018/1192 K. sayılı kararında aynen “çek, keşideci ile lehdar arasında havale ilişkisi doğuran bir sözleşme olup; keşideci çeki düzenlemekle o konudaki iradesini beyan etmektedir. Bu irade beyanının anlaşılabilir olması en önemli özelliğidir ve bu nedenle de yasa koyucu yazılı olması koşulunu getirmiş; başkaca bir şekil şartı koymamıştır. Çekte irade beyanının anlaşılabilir olması kaydıyla keşidecinin çekte kısaltma kullanmasını engelleyen bir yasaklama olmadığı gibi gerek yargısal uygulamada gerek öğretide çekte anlaşılabilir olması koşuluyla kısaltma kullanılabileceği kabul ve uygulanagelmiştir. Kısacası düzenleme (keşide) yerinin yazılması da bir irade beyanıdır ve anlaşılabilir olması koşulu ile bu irade beyanının da kısaltılarak yazılması mümkündür.
    Dolayısıyla okunduğunda hiçbir duraksama olmadan anlamları belirlenebilen kısaltmaların düzenleme (keşide) yeri olarak yazılması, çeki sadece bu kısaltma nedeniyle geçersiz hale getirmeyecek; keşidecinin irade beyanı hiçbir kuşkuya yer vermeyecek ve anlaşılabilir şekilde ortaya konulmuş olduğundan çek, çek olma niteliğini koruyacaktır.
    Düzenleme (keşide) yerinin kısaltma olarak yazılmış olması tek başına çeki çek olmaktan çıkaracak bir eksiklik olmayıp, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşılabilme koşulu ile çekin vasfını koruyacağı 14.12.1992 gün ve 1992/1 E., 1992/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulanmıştır
    Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 781. maddesinde (eTTK m.693), düzenleme (keşide) yeri gösterilmemiş olsa bile keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde çekilmiş sayılacağı belirtilmekle, önemli olan olgunun, düzenleme (keşide) yerinin çek kapsamından hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşılabilmesi olduğu ortaya konulmuştur.
    Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında takibe konu çekin ön yüzünde düzenleme (keşide) yeri “D.BAKIR” olarak gösterilmiştir.
    Şu durumda düzenleme (keşide) yerinin çek kapsamından hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde "..." olarak anlaşıldığında kuşku bulunmamaktadır.
    Durum bu olunca takibe konu çek, kambiyo senedi vasfını haizdir ve kıymetli evrak olma niteliğini korumaktadır.” gerekçesine yer verilmiştir.
    O halde mahkemenin Dairemizin kambiyo vasfına yönelik re'sen bozma kararına karşı direnme kararı doğru olmakla, Dairemizin 18/04/2017 tarihli ve 2016/13369 E.- 2017/5926 K. sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA oy birliği ile karar verilerek borçluların daha evvel incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
    SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının reddi ile ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 25/02/2016 tarihli ve 2015/1132 Esas - 2016/168 Karar sayılı kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.







    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın