Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2019/7049 Esas 2019/11392 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 27.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/7049
Karar No: 2019/11392
Karar Tarihi: 27.06.2019


12. Hukuk Dairesi 2019/7049 E. , 2019/11392 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda tarafına gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek takibin iptali isteminde bulunduğu, mahkemece şikayetin reddedildiği anılan kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
    7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmü, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde ise; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” düzenlemesi yer almaktadır.
    Somut olayda, borçluya ...adresine Tebligat Kanununun 16. maddesine göre ödeme emri tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak Ağrı Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün 02.02.2016 tarihli yazısına göre borçlunun 14.01.2016 tarihinden itibaren Ağrı ilinde görev yaptığı anlaşılmaktadır.
    Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1.fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Bu durumda, aksine bir belge bulunmadığı sürece, muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
    Şikayetçi, dilekçesinde, 22.02.2016 tarihinde takipten haberdar olduğunu belirtmiş olup, buna göre 24.02.2016 tarihinde icra mahkemesine yaptığı şikayet İİK’nun 16/1. maddesi gereğince süresindedir.
    O halde mahkemece, borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu gözetilerek, borçlunun usule aykırı tebliği öğrenme tarihi olarak beyan ettiği 22.02.2016 tarihinin ödeme emrinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi, takibe ilişkin sair şikayetlerin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
    SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın