14. Hukuk Dairesi 2006/2657 E., 2006/6097 K.
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 683 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 684 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 718 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 722 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 723 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 724 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 3 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 74 ]
"İçtihat Metni"
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.10.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/964 Esas, 2003/1219 Kararındaki kal'e ilişkin hükmün kaldırılmasına dair verilen 16.06.2005 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 30.05.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.M…
…… geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, dava dışı Kenan 'ın davalıdan 07.09.2000 tarihinde haricen satın aldığı ( 360/7777 ) payı, Kenan'dan 15.03.2001 tarihinde sözleşme ile devraldığını, Kenan'ın davalıya olan borcunu ödeyememesi nedeniyle 16.08.2001 tarihinde satışa konu olan payı tekrar davalıya devrettiğini, davalı A…
…..'in bu payın kendisi tarafından alındığını bilmesi ve tapuda devir yapacağını söylemesi nedeniyle iyiniyetle 123 m2'lik kısma üç katlı bina yaptığını, bina değerinin arazi değerinden fazla olduğunu belirterek inşaat alanının bedeli karşılığında adına tescilini, olmadığı takdirde asgari levazım bedeli olan 36.896.310.000.TL.nin ( ıslah ile 56.892.760.000.TL.) yasal faizi ile birlikte tahsilini, bedel ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmasını istemiştir.
Davalı, davacının iyiniyetli olmadığını, elatmanın önlenmesi ve kal isteği ile açılan davanın kabul ile sonuçlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacı tarafından 63 parsel üzerine ( 360/7777 hisse ) yapılan inşaatın asgari levazım değerini ödeyerek yapıyı temellük etmeyi kabul etmemesi sebebiyle Gaziantep Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/964 Esas, 2003/1219 Karar sayılı kararının hüküm kısmındaki "davalı tarafından yapılan binanın kal'ine" ilişkin kısmın kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunun 684 ve 718.maddeleri gereğince yapı üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası ( mütemmim cüz'ü ) haline geleceğinden o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Yasa koyucu bu konumdaki taşınmaz maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi genel hükümlere bırakmamış, Türk Medeni Kanunun 722, 723, 724.maddelerinin özel bölümleri ile düzenlemiştir.
Bir kimse kendi malzemesi ile başkasının taşınmazına sürekli, esaslı ve tamamlayıcı ( mütemmim cüz'ü ) nitelikte yapı yapmış ise ve Türk Medeni Kanunun 724.maddesine göre "yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir." Sözkonusu madde hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmazın mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyi inançtır. Öngörülen iyi inancın Türk Medeni Kanunun 3.maddesinde hükme bağlanan subjektif iyi inanç olduğunda kuşku yoktur.
Bu kural, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşın bilebilecek durumda olmamasını, ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebin bulunmasını ifade eder. Böyle bir davada iyi inançlı olduğunu iddia eden kişinin 12.04.1951 tarih 17/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında belirtildiği gibi bu iddiası
