"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı-karşı davacı vekili tarafından, davalı-karşı davacı aleyhine 14.07.2009 gününde verilen dilekçe ile asıl davada müdahalenin men'i, kal ve ecrimisil, karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın kabulüne dair verilen 27.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- karşı davacı ... vekili ve davacı- karşı davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Asıl dava, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talebine ilişkin olup, birleştirilen dava TMK'nin 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
Davacı-birleştirilen davalı vekili; müvekkilinin 37 ada 3 parselde 780/2400 hisse sahibi olduğunu, bitişik 5 parselde hisse sahibi olan davalı ...’in müvekkilinin arsası üzerine gelecek şekilde bahçe duvarı ve bina yaptığını ileri sürerek davalının vaki müdahalenin men’ine, davalı tarafından yaptırılan duvar, çıkıntı, saçak vs'nin yıktırılmasına, 2.000,00TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleştirilen davacı vekili ile dahili davalılar ... ve ... asıl dava yönünden davanın reddini savunmuşlardır.
Birleştirilen ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/905 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili; müvekkilinin 37 ada 5 parselde 226/699 hisse sahibi olduğunu, müvekkilinin kendi parseli ile 3 sayılı parsel arasına fiili kullanıma uygun olarak 1996 yılında bahçe duvarı yaptığını, daha sonra tek katlı binasını 2001- 2005- 2006 yıllarındaki 4 katlı hale getirdiğini, davalının yapılanlara itirazda bulunmadığını, 2009/913 Esas sayılı dosyada yapılan keşif sonucu bilirkişi raporu ile 7,54 m2 alan üzerinde yapı, 3,43 m2 alan üzerinde bahçe duvarı inşa edilmek suretiyle toplam 10,97 m2 alanın müvekkili tarafından işgal edildiğinin belirlendiğini, bu kısımlar üzerindeki yapının yıkılması halinde müvekkilinin fahiş zarara uğrayacağını ileri sürerek davalıya ait 3 parselin 10,97m2 lik kısmının bedelini ödenmek kaydı ile müvekkili adına temliken tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen dava yönünden davacı-birleştirilen davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece asıl davada, 15.04.2014 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilip süresinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına; birleştirilen dava yönünden davanın kabulüne, 03.06.2013 tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 37 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 6,35m2'lik bölümünün davalılar adına olan tapusunun iptali ile 37 ada 5 parselin malikleri adına ve tapudaki hisseleri oranında tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davacı-birleştirilen davalı vekili ile davalı-birleştirilen davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizce yapılan incelemede, temyizin yalnızca temliken tescil kararına ilişkin olduğu anlaşılmakla temyiz taleplerinin incelenmesine geçilmiştir.
Ya