Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/7211 Esas 2017/1058 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7211
Karar No: 2017/1058
Karar Tarihi: 15.02.2017


14. Hukuk Dairesi         2016/7211 E.  ,  2017/1058 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

    Davacı tarafından, 15.01.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; hak düşürücü süre sonrasında açılan davanın reddine dair verilen 29.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:


    Dava, TMK 605/1. madde gereğince mirasın gerçek reddi talebine ilişkindir.
    Davacı, amcası İbrahim Ural'ın 16.08.2015 tarihinde evli ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, amcasının eşi Emel Gizer ve kendisinin mirasçı kaldığını belirterek mirası kayıtsız şartsız reddettiğinin tespitini istemiştir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
    Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar Türk Medeni Kanununun 605/1 maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, Türk Medeni kanununun 605/2 maddesine dayalı dava da açabilirler.
    Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. TMK 606. maddesine göre; "miras 3 ay içerisinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar." Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada Sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.
    Somut olayda, mahkemece 3 aylık yasal süre içerisinde açılmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının temyiz dilekçesine eklediği Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden verilme çeşitli tarihlerdeki heyet raporlarında davacının bipolar bozukluk sebebiyle hastaneye yatışının ve istirahatlerinin bulunduğu, bipolar bozuklukta yaşamsal olaylarla kısmen veya tamamen ilişkisiz olarak uzun süren ve yoğun duygudurum değişimlerinin olduğu, tedavi için hastaneye yatışın sıklıkla gerektiği, ilaç tedavisi kesildiğinde hastalığın mutlaka tekrarlayacağı, hastalığın akut dönemlerinde fiil ehliyetinin kullanımında sorunlar yaşandığı dikkate alındığında davacının, 16.08.2015 tarihinde vefat eden murisin vefatını 11.01.2016 tarihinde öğrendiği ve öğrenme tarihinden itibaren de 3 aylık yasal süre içerisinde mirasın gerçek reddi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
    Yıkarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.










    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At