MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.03.2011 gününde verilen dilekçe ile miras belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen 01.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle davanın niteliği gereği duruşma talebi reddedilerek süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava mirasçılık belgesinin iptaliyle yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, kök muris ... oğlu ... (...)'in mirasçılarının tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1977/260, 1977/355 ve 1977/360 Esas sayılı davalarının açıldığını, dosyalar arasındaki irtibat sebebiyle 1977/360 Esas sayılı dosyasında birleştirildiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1977/360 Esas, 1980/1072 E.K. sayılı mirasçılık belgesiyle kök murisin çocukları ..., ..., ... ve ... mirasçılarına miras payı verildiğini, yine kök murise ait ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/2442 Esas, 2008/279 Karar sayılı mirasçılık belgesinde ise sadece murisin çocukları ... ve ...'nın çocuklarına miras payı verildiğini, ... ve ...'nin mirasçılarına pay verilmediğini belirterek ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/2442 Esas, 2008/279 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaliyle yeni mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ilk olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 13.05.2014 tarih, 2014/5631-9516 E. K. sayılı ilamı ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/2442 Esas, 2008/279 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaliyle murisin mirasçılarının ve miras paylarının tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 598. maddesine göre, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.
Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tabi değildir (TMK m. 7). Hakim çekismesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir.
Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü delillerle yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re'sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalarda davacı, mirasçılık belgesi verilmesini isteyebilmek için murisin öldüğünü ve ölüm tarihini, muris ile kendisi arasındaki irs bağını kanıtlamak zorundadır. Bu tür davaların reddine karar verilebilmesi için murisin hiçbir şekilde yaşamadığının, böyle bir kişinin mevcut olmadığının belirlenmesi veya davacının murisin mirasçısı olmadığının tespiti gerekir.
Somut olayda