Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/1501 Esas 2019/4954 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1501
Karar No: 2019/4954
Karar Tarihi: 01.07.2019


16. Hukuk Dairesi 2016/1501 E. , 2019/4954 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu belirtilerek, davalı tarafın dayandığı Şubat 1958 tarih, 69 ila 76 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren getirtilmesi, tapu kayıtlarının mahallinde yeniden yapılacak keşifte yöntemince uygulanması, dava konusu taşınmazın söz konusu tapu kayıtlarının kapsamında kaldığının anlaşılması halinde, davacının satın aldığını iddia ettiği paylar yönünden, davacı yararına 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-b maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması, dava konusu taşınmazın, tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde ise, taşınmazın kimden geldiği, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin şekli ve süresinin ne olduğunun araştırılması, davacının paylarını satın aldığı iddia edilen ... ve ...’un, ... mirasçıları olup olmadığının belirlenmesi ve toplanan deliller uyarınca karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Bozma sonrası ..., tapu kaydına dayanarak 28.07.2011 tarihinde davaya müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 136 ada 24 parsel sayılı taşınmazın, isimleri ve payları açıkça yazılmak suretiyle tespit maliklerinin mirasçıları adına tesciline, taşınmazın üzerinde bulunan 2 katlı kargir evin davacı ...’na ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, davacı tarafından dava konusu taşınmazın haricen satın alındığı iddiasının ispatlanamadığı, davalı tarafın dayandığı, davacının da paydaş olduğu tapu kayıtlarının, dava konusu taşınmazı kapsamadığı kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; davalı tarafın dayandığı, davacının da paydaş olduğu, Şubat 1958 tarih, 69 ila 76 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren getirtilip mahallinde yöntemince uygulanması, tarafların kök murisi olan ...’nın tüm mirasçılarını gösterir nüfus kayıtlarının dosya arasına alınması, davacının paylarını satın aldığı iddia edilen ... ve ...’un, ... mirasçıları olup olmadığının belirlenmesi gereğine değinilmiş olup, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren getirtilip mahallinde yöntemince uygulanmamış, yapılan keşifte yalnızca Şubat 1958 tarih, 69 ve 70 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanmış, yine ...’nın tüm mirasçılarını gösterir veraset ilamı ya da nüfus kayıt örneği temin edilmemiştir. Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; öncelikle, Şubat 1958 tarih, 69 ila 76 sıra numaralı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa kroki ve haritası ile birlikte mahalli Tapu Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından ayrı ayrı sorulup getirtilmeli; tapu kaydı ile tedavüllerinin kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciinden sorularak varsa revizyon gördüğü taşınmazlara ait kesinleşme durumunu gösterir şekilde onaylı kadastro tutanak örnekleri ve tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları istenmeli; yine ...’nın tüm mirasçılarını gösterir veraset ilamı ya da nüfus kayıt örneği temin edilmeli; bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları, tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek açıklattırılmalı, bilirkişilerce gösterilemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli ve böylece tapu kayıtlarının kapsamı kesin olarak belirlenmelidir. Tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsadığının anlaşılması halinde, davacının satın aldığını iddia ettiği paylar yönünden, davacı yararına 3402 sayılı Yasa'nın 13/ B-b maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır. Tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığının anlaşılması halinde, yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın kimden geldiği, tarafların kök murisi ...’dan gelip gelmediği, taşınmazın kime ait olduğu, kim tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde ve ne sıfatla kullanıldığı, taşınmaz ...’dan geliyorsa, murisin terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse taşınmazın kime isabet ettiği hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı; davacının paylarını satın aldığı iddia edilen ... ve ...’un, ... mirasçıları olup olmadığı belirlenmeli; teknik bilirkişiden, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, kayıt uygulamalarını ve kapsamlarını gösterir ayrıntılı rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, davaya müdahil olmak için talepte bulunan ve müdahale harcını 28.07.2011 gününde Mahkeme veznesine yatıran ...’nun müdahale talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de isabetsiz olup, davacı ...’nun temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın