Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/9442 Esas 2019/4942 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/9442
Karar No: 2019/4942
Karar Tarihi: 01.07.2019


16. Hukuk Dairesi 2016/9442 E. , 2019/4942 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucu Yusufeli İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 190 ada 10, 18 parsel, 192 ada 3 parsel, 193 ada 9 parsel, 194 ada 3 parsel, 195 ada 3 parsel, 196 ada 3 parsel, 198 ada 1 parsel, 198 ada 10 parsel, 200 ada 11 parsel, 201 ada 3 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... çekişmeli taşınmazların öncesinin ...’a ait olduğu ve ... tarafından babası ...’e vasiyet edildiği iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın çekişmeli 193 ada 9 parsel, 194 ada 3 parsel 195 ada 3 parsel ve 201 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine, çekişmeli 190 ada 10, 18 parsel, 192 ada 3 parsel 198 ada 1 parsel, 200 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne ve çekişmeli 190 ada 10, 18 parsel, 192 ada 3 parsel 198 ada 1 parsel, 200 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ...’a ait veraset ilamındaki miras hissesi oranında davacı adına tapuya tesciline, davacının kardeşi ...’ın dava açma hakkının saklı kaldığının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Davacı ... vekiline gerekçeli karar 18.08.2015 tarihinde kararın tebliğ edilmiş tarihinde 07.09.2015 tarihinde harcı yatırılmak suretiyle hüküm temyiz edilmiştir. Kararın tebliğ edildiği tarih ile temyiz tarihi arasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/1. maddesinde öngörülen temyiz süresinin geçtiği belirlenmiştir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 01.06.1990 tarih, 1989/3 Esas, 1990/4 sayılı kararı ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/4. maddesi gereğince reddine karar verilen 193 ada 9 parsel, 194 ada 3 parsel, 195 ada 3 parsel ve 201 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
    2- Davalı vekilinin temyiz talebinin incelemesine gelince; Davacı ... çekişmeli taşınmazların 07.12.1993 tarihli vasiyetname ile kendi murisi ...’e vasiyet edildiğini, onun ölümü ile kendisine kaldığını bildirerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Çekişmeli taşınmazların tapu maliki ... olup, ... ve ... terekesine karşı 3. kişi durumundadır. Yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli taşınmazın davacının murisinden ne suretle davacıya intikal ettiği konusunda bilgilerine başvurulmamıştır. Davacının murisinin dosya arasındaki veraset ilamına göre davacı ve dışında başkaca mirasçısının da olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tapu kayıtlarının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmış olup taşınmazların ... tarafından murisi ...’a vasiyet edildiğini iddia etmişler; ancak öncesinde murisine ait olduğu anlaşılan taşınmazların kendisine ne şekilde geçtiği (taksim, satış, bağış vs.) hususunda açıklama yapmamış, mahkemece de bu hususta açıklama istenmemiştir. Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda mirasçılardan birisi tek başına taşınmazın adına tescili için dava açamayacağı gibi, bu şekilde açılan davalara diğer mirasçıların muvafakatlerinin sağlanması suretiyle devam edilmesi de mümkün değildir. Somut olayda; mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunda bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş; davacıdan çekişmeli taşınmazların kendisine ne şeklide geçtiği (taksim, satış, bağış vs.) hususunda açıklama ve ispat istemektir. Davacı çekişmeli taşınmazların geçerli bir sebeple kendisine intikal ettiğini ispat edemez ise aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekecektir. Davacı aksi yönde bir ispat sağlar ise bu kez yapılacak iş; toplanmış ya da toplanacak tüm deliller değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar vermektir. Aktif dava ehliyetinin varlığı saptanmadan karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 01.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın