Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2018/3939 Esas 2019/4961 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3939
Karar No: 2019/4961
Karar Tarihi: 01.07.2019


16. Hukuk Dairesi 2018/3939 E. , 2019/4961 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kullanım kadastrosu sonucunda ... Köyü 15352 parsel sayılı 40.733,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının edinme sebebinde, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, beyanlar hanesinde ise taşınmazın ... ve ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare taşınmazın bir bölümünün kamulaştırılması sebebiyle, taşınmaz ikiye ifraz edilmiş, dava konusu taşınmaz 16478 parsel numarasını almıştır. 2009 yılında yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda 16478 parsel sayılı taşınmazdaki mevcut kullanım şerhi muhafaza edilmiş, daha sonra 2010 yılında taşınmazın ifrazıyla 3.792,51 metrekare yüzölçümlü 17608; 4.002,00 metrekare yüzölçümlü 17609; 3.734,56 metrekare yüzölçümlü 17610; 13.094,79 metrekare yüzölçümlü 17611 ve 16.861,45 metrekare yüzölçümlü 17612 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuş, bu taşınmazlardan 17609 ve 17611 parsel sayılı taşınmazlar orman vasfıyla ... adına tescil edilmiş, taşınmazların tapu kayıtlarındaki kullanım şerhleri silinmiş; 17608, 17610 ve 17612 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarındaki mevcut kullanım şerhleri korunmuştur. Davacı ..., 16478, 17608, 17610 ve 17612 parsel sayılı taşınmazların murisi olan babası Hüseyin’den geldiğini ileri sürerek, taşınmazlarda kendisi lehine de kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına,
    yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.07.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın