Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2019/1722 Esas 2019/4993 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1722
Karar No: 2019/4993
Karar Tarihi: 01.07.2019


16. Hukuk Dairesi 2019/1722 E. , 2019/4993 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın bozulmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... ve ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucu Balya İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 307 parsel sayılı 1.214,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hükmen davalı ... adına; 101 ada 373 parsel sayılı 1.134,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise hükmen eşit payla davalılar ... ve ... adlarına tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, irsen intikal ve taksime dayanarak çekişmeli taşınmazların 1/3 payının tapusunun iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 28.11.2018 tarih 2016/3706-2018/7168 Esas, Karar sayılı ilamıyla; davanın kadastrodan önceki haklara dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu; davacı ... ve arkadaşlarının çekişmeli taşınmazların kök miras bırakanları ...’den geldiği, ölümü ile mirasçıları arasında yapılan taksimle erkek çocukları ..., ... ve kendi miras bırakanları ...’e kaldığını belirterek taşınmazların tapu kayıtlarının 1/3 payının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açtıkları, mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ...’tan geldiği, kız çocuklarının taksime katılmamış olmaları nedeniyle geçerli bir taksimin bulunmadığı, davacıların miras payları yerine, taşınmazların tapu kayıtlarının 1/3 pay oranında iptalini talep ettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, çekişmeli 101 ada 373 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının kayıt maliki davalı ...'in, mirasçı olan eşi ...’in sağ olması nedeniyle muris ... terekesine karşı 3.kişi durumunda olduğu, elbirliği mülkiyetinde bir kısım mirasçıların üçüncü kişiye karşı miras paylarının adlarına tescili istemiyle açtığı davanın dinlenme olanağı bulunmadığından davalı ... payına yönelik davanın bu gerekçeyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken esasa girerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; davaya konu 101 ada 373 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı 1/2 payı ile 101 ada 307 parsel sayılı taşınmazın tamamının kök muris ...’tan geldiği ve usulünce taksim edilmediği dosya kapsamından anlaşılmış olmakla, davacıların da mirasçı olarak miras payları bulunduğu kuşkusuz olup, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve 1/3 payın adlarına tescili istemiyle dava açtıklarına ve miras paylarının bulunduğu anlaşıldığına göre, çoğun içinde azı da vardır kuralı gereğince ...’nin miras payının davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiği göz ardı edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesinin de isabetsiz olduğu belirtilerek; hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına karşı davalılar ... ve ... tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
    Bozma ilamının içeriği, davacılar tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmaması karşısında davalı ...'in kendi adına kayıtlı 101 ada 373 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı yönüyle hukuki menfaati bulunmadığından karar düzeltme talebi yerinde değildir. Ancak; 101 ada 373 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı 1/2 payı ile aynı ada 307 parsel sayılı taşınmazın tamamının tarafların kök murisi ... 'e ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf murisin ölümünden sonra yapılan taksimle taşınmazların 1/3 payının kendi babaları ...'ye (kök murisin oğlu) kaldığını öne sürmekte, davalı taraf da kök murisin 1957 yılında ölümünden sonra 1957-1958 yıllarında taksimin yapıldığını, taşınmazların kendilerine kaldığını, bu taksim neticesinde davacıların babaları ...'ye düşen taşınmazların da tam paylı olarak davacılardan ... (...'nin oğlu) adına tespit ve tescil edildiğini savunmaktadır. Diğer bir anlatımla taraflarca taksimin varlığı kabul edildiğine göre ihtilafın çekişmeli taşınmazların taraflarca yapılan taksim neticesinde kime düştüğü, taksimden sonra kimin tarafından nasıl kullanıldığı, taksim sonucunda taraflar arasında elbirliği mülkiyetinin kalktığı ve müşterek mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu da göz önünde bulundurulmak suretiye işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldüğü, mahkemenin re'sen araştırma yetkisinin bulunmayıp tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin çözümlenmesi gerektiği gözden kaçırılmak suretiyle iddia ve savunmanın dışına çıkılarak yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; Dairemizce de yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, maddi hataya dayalı olarak yazılı gerekçeyle bozulduğu anlaşılmakla; Dairemizin 28.11.2018 tarih 2016/3706- 2018/7168 Esas ve Karar sayılı bozma ilamının; 101 ada 373 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı 1/2 payı ile aynı ada 307 parsel sayılı taşınmazın tamamı yönüyle ortadan kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 01.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın