Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2016/15308 Esas 2017/1766 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 17. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/15308
Karar No: 2017/1766
Karar Tarihi: 15.02.2017


17. Ceza Dairesi         2016/15308 E.  ,  2017/1766 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
    SUÇ : Hırsızlık
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    Suça sürüklenen çocukların, müştekiye ait ikametin önüne direksiyon kilidi ile kilitli halde park edilmiş motosikleti çalmaktan ibaret eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141 maddesi ile hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından; her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de, atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı Kararı ışığında, suça sürüklenen çocukların yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
    Suça sürüklenen çocuk ...'nin annesi ... tarafından oğlu olan suça sürüklenen çocuğun ... ile beraber motosiklet çaldıklarını ihbar etmesine karşın motosikletin bulunarak müştekiye teslim edildiğine dair dosyada bilgi veya belgeye rastlanılmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    5237 sayılı TCK'nın 31/2 maddesi kapsamında fiili algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tespiti için alınan raporun harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle Adli Tıp Kurumuna ödenen rapor ücretinin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması,
    Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından adli rapor ücretinin suça sürüklenen çocuklardan tahsiline ibaresinin çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.




















    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At