Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/23134 Esas 2017/1496 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/23134
Karar No: 2017/1496
Karar Tarihi: 15.02.2017


17. Hukuk Dairesi         2014/23134 E.  ,  2017/1496 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    -K A R A R-
    Davacı vekili; davalı borçlu ...'nun müvekkilinin iş yerinde 2005 yılı 5-6 ve 7. aylarında hırdavat malzemesi satın aldığını ve karşılığında 12 adet fatura düzenlendiğini, davalının bu fatura bedellerini süresi içerisinde ödememesi nedeni ile hakkında...3. İcra Müdürlüğünün 2005/2025 Es. Sayılı dosyası ile takip yapıldığını, bu takip sonucunda davalının haczedilebilecek herhangi bir mal varlığının olmadığını, hatta üzerine kayıtlı gayrimenkulün de bulunmadığının anlaşılması üzerine hakkında aciz vesikası düzenlenerek taraflarına verildiğini, fakat sonradan davalının kendi adına kayıtlı bulunan gayrimenkulünü 20/07/2005 tarihinde eşi diğer davalı ...'nun üzerine yaptığını, 11/10/2005 tarihinde de diğer davalı ... üzerine geçirdiğini öğrendiklerini, davalı hakkında icra takibini 13/07/2005 tarihinde yapıldığını, gayrimenkulün devir tarihlerinin ise bu tarihten sonra olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, yapılan gayrimenkul satış tasarrufunun iptali ile gayrimenkulün davalı ... adına tesciline karar verilmesini, daha sonra verdiği dilekçesi ile; asıl dava bakımından davalı ..., ..... ve...'nin kötüniyetli olmaları sebebi ile ellerinden çıkardıkları taşınmaz yerine geçen değerler nispetinde davacının ferileriyle birlikte alacağından fazla olmamak kaydı ile davalıların nakden tazmine mahkum edilmesini, davalı ... yönünden ise gayrımenkulün satılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar tarafından da ayrı ayrı davanın reddi talep edilmiştir.
    Mahkemece herhangi bir gerekçe bildirilmeksizin davanın reddine dair hüküm kurulmuş; hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davanın İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi, satılan taşınmaz üzerinde, ipotek ve haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığının kabulü gerektiği, bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da gözönünde tutulması gerektiği, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerektiği, keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
    Dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacının alacağını ...3. İcra Müdürlüğünün 2005/2025 Es. sayılı takip dosyası ile takibe konu ettiği, borçlu hakkındaki takibin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu, 23.01.2005 tarihli borç ödemeden aciz vesikası alındığı, davalı ... tarafından davaya konu gayrımenkulün 20.07.2005 tarihinde eşi davalı ...'e, davalı ... tarafından 11.10.2005 tarihinde oğlu...'ye, davalı ... tarafından 07.12.2005 tarihinde davalı ...'ye, Davalı ... tarafından da 06.10.2006 tarihinde davalı ...'a devredildiği, ilk tasarrufun yapıldığı tarih dikkate alındığında, tasarrufun takip sonrasında yapıldığı anlaşıldığından dava ön koşularının gerçekleştiği, o halde davalılar arasındaki dava konusu taşınmaz yönünden tasarrufun yukarıda açıklandığı üzere İİK 278,279,280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
    Somut olayda, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın ilk tasarruf tarihi olan 20.07.2005 tarihinde 106.170,00 TL olduğu, her ne kadar tapu resmi senedinde ilk ve ikinci tasarrufun 20.000 TL yapıldığı görülse de, davalı borçlunun eşi....ve oğlu .... den herhangi bir bedel almaksızın tasarrufun yapıldığının kendi beyanlarından anlaşıldığı,Davalı ... tarafından davalı ... e gayrımenkulün 20.500 TL e satıldığı, Davalı ... tarafından da davalı ... a 78.000 TL e satıldığı, bilirkişi raporu ile belirlenen bedele göre tapu satış bedeli ile gayrımenkulün rayiç değeri arasında fahiş fark olduğu, gayrımenkulü satın alan davalı ..., .... ve davalı borçlu .... arasında akrabalık ilişkisinin olması, gayrımenkulü daha sonradan satın alan ... ve .... açısından da davalı 3.kişinin borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olup olmadığı hususunun dava konusu tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At