Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/10703 Esas 2017/12465 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10703
Karar No: 2017/12465
Karar Tarihi: 09.11.2017


2. Hukuk Dairesi         2016/10703 E.  ,  2017/12465 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Şerhi Konulması
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından tamamına yönelik olarak; davalı tarafından ise tedbir ara kararı ve tedbire itirazın reddine ilişkin ara karara yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Davacı dava dilekçesiyle dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu, tapu idaresine yaptığı başvurunun mernis adreslerinin farklı olduğundan reddedildiğini belirterek tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını istemiştir. Türk Medeni Kanununun 194’ncü maddesinin üçüncü fıkrası, 06.02.2014 tarihli 6518 sayılı Kanunla değiştirilmiş, yapılan değişiklikle, aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eşin, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini, tapu müdürlüğünden isteyebileceği kabul edilmiştir. Bu değişiklik 6518 sayılı Kanun, 19.02.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmakla aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Anılan yasal değişiklikten sonra, tapu müdürlüğünün, talebi hukuken veya fiilen yerine getirmediği belgelendirilmedikçe, malik olmayan eşin tapu kütüğüne konutla ilgili şerh konulmasını doğrudan dava yoluyla istemekte artık hukuki yararı yoktur. Çünkü aynı sonucu tapu müdürlüğüne yapacağı başvuruyla elde etmesi imkan dahilindedir. Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartı (HMK. m. 114/1 -h) olup, davanın her aşamasında ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın hakim tarafından kendiliğinden gözetilir. (HMK. m. 115/1) O halde, davacının hukuki yararı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından; idari başvuru yolunun tüketilip tüketilmediğinin Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorulması, idari başvuru yolu tüketilmiş ise dosyanın esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, taraflar arasında görülmekte olan boşanma davasında verilen boşanma hükmünün karar tarihi itibariyle kesinleşmemiş oluğu halde, evlilik sona erdiği ve davanın konusuz kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.11.2017








    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın