"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki, İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/03/2015 tarihli, 2015/74 esas ve 2015/169 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 06/05/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1- Sanık hakkında, 06/11/2012 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/12/2012 tarihli, 2012/111948 soruşturma, 2012/39740 esas ve 2012/18158 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; İzmir (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18/07/2013 tarihli, 2013/12 esas ve 2013/667 sayılı kararı ile; TCK’nın 191/2 maddesi gereğince sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın sanık ... yönünden 10/09/2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, infazı için 08/10/2013 tarihinde Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne gönderildiği,
2-Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün 10/10/2013 tarihli çağrı yazısının sanığa 05/11/2013 tarihinde doğrudan mernis adresinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunca 28/11/2013 tarihinde karar verildiği ve dosyanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği,
3-İzmir 16. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29/05/2014 tarihli, 2014/8 esas ve 2014/510 sayılı kararı ile; Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı kağıdının tebliğ tarihi olan 05/11/2013 tarihinde sanığın askerde olduğu Askerlik Şubesinin cevabi yazısından anlaşıldığından, 18/07/2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazına karar verildiği,
4-Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün 06/08/2014 tarihli çağrı yazısının sanığa 19/08/2014 tarihinde doğrudan mernis adresinde birlikte oturan annesi imzasına tebliğ edildiği,sanığın 10/09/2014 tarihinde, 10 günlük yasal başvuru süresini geçirdikten sonra müdürlüğe başvurduğu, yasal sürede başvuru yapmadığından dosyanın kapatılmasına İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunca 25/09/2014 tarihinde karar verildiği,
5-Kanun yararına bozma istemine konu İzmir 37.Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli, 2015/74 esas ve 2015/169 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un sanık lehine olduğu değerlendirilerek sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 13/03/2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
6- Sanığın 2 yıllık deneme süresi içerisinde 03/05/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/04/2017 tarihli, 2015/968 esas ve 2017/313 sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 22/05/2017 tarihinde kesinleştiği ve mahkemeye ihbarda bulunulması üzerine İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/12/2018 tarihli, 2015/74 esas ve 2015/169 sayılı ek kararı ile de; erteli 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, kararın 14/12/2018 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi :
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2-3-4. maddeleri gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18/07/2013 tarihli ve 2013/12 esas, 2013/667 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığından bahisle dosyanın gönderildiği İzmir (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesi'nce sanığın, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin tebligatın yapıldığı tarihte askerlik hizmetini yerine getirdiğinden bahisle davaya devam olunmasına yer olmadığına ve önceki kararın infazı için dosyanın Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine dair 29/05/2014 tarihli ve 2014/8 esas, 2014/510 sayılı kararı sonrasında, sanığın keza tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığından bahisle 5237 sayılı Kanun’un 191 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/03/2015 tarihli ve 2015/74 esas, 2015/169 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, ertelenmiş 10 ay hapis cezasının aynen infazına ilişkin İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/12/2018 tarihli ve 2015/74 esas, 2015/169 sayılı ek kararının ilk kararın kanun yararına bozulması hâlinde hukukî değerden yoksun kalacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında İzmir (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 18/07/2013 tarihli ve 2013/12 esas, 2013/667 sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararının ve yine anılan sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için 10 gün içinde müracaat etmesine ilişkin Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 10/10/2013 tarihli ve 2013/2141 DS sayılı çağrı yazısının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca sanığın mernis adresine doğrudan tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarı
