"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Kavacık köyü 125 ada 1 parsel sayılı 9169,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, palamut ağaçlı tarla ve bağ niteliğinde tapu kaydı ile ... ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... çekişmeli yerin 1/3 hissesinin kendisi, 2/3 hissesinin Hazine adına tesbit edildiğini; oysa, taşınmazda Hazinenin payı bulunmadığı iddiası ile dava açmış, Orman Yönetimi taşınmazın bir kısmının orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile harçlı katılımda bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar katılan ... Yönetiminin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 10.07.2007 gün ve 2007/7056 E. - 10098 K. sayılı kararıyla “Davacı gerçek kişi, verasette iştirak nedeniyle ... ve arkadaşları adlarına tesbit gören taşınmazda Hazine'ye de pay tespit edildiği, aslında Hazine payının bulunmadığını ileri sürerek dava açmış ise de, Hazine çekişmeli taşınmazda tespit maliki durumunda değildir. Kadastro davalarında husumetin tesbit malikleri ya da komisyonca malik kılınan kişilere yöneltilerek açılması gerekir. Husumet davanın görülebilme koşulu olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
Davacının bu şekilde yanlış husumet yönelterek açtığı dava kadastro tesbitinin kesinleşmesini önlemez. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26/D maddesi gereğince kadastro mahkemelerine dava açıldıktan sonra tespitten önceki sebebe dayanarak asli müdahil sıfatıyla davaya katılma olanağı var ise de, somut olayda; usulen açılmış derdest bir davanın varlığı sözkonusu olmadığından Orman Yönetiminin davasının davaya katılma olarak kabulü de olanaksızdır. Orman Yönetiminin harcını yatırarak davaya katılmak istediği tarihte kadastro tutanağı kesinleşmiştir. Kesinleşen tespitlere karşı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi gereğince açılan davaların genel mahkemelerde görülmesi gerekir.
Hal böyle olunca, davacı tarafından açılan davanın husumetten reddine, çekişmeli taşınmazın tespiti kesinleşmiş olduğundan, kesinleşen tesbit gibi işlem yapılması için tutanak aslı ve eklerinin tapu sicil müdürlüğüne, tutanağın onaylı bir örneğinin dosya içerisinde bırakılarak müdahil Orman Yönetiminin davasının görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesince gönderilmesine karar verilmesi gerektiği “bildirilerek bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak kadastro mahkemesince Hazine aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, 125 ada 1 parselin tespiti kesinleşmiş olduğundan kadastro tutanak aslı ve eklerinin tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine; müdahil Orman Yönetiminin davasının görev nedeniyle reddine ve dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesince, çekişmeli taşınmaz kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 20/12/2012 tarihli ve 2012/6221 – 2012/14757 E-K sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Her ne kadar mahkemece çekişmeli taşınmaz kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığından davanın reddine karar verilmiş ise de, yörede orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapıldığından kesinleşmiş orman kadastrosundan sözedilemez dava, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılmış tapu iptali ve tescili davası niteliğindedir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun ile sadece Devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yü
