Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/4510 Esas 2017/9027 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/4510
Karar No: 2017/9027
Karar Tarihi: 09.11.2017


21. Hukuk Dairesi         2016/4510 E.  ,  2017/9027 K.

    "İçtihat Metni"



    Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
    K A R A R



    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere,kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurum ve davalı Vakıf Başkanlığı vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, davacının davalı Başkanlığı nezdinde 01.10.1987 tarihinden işten çıktığı tarihe kadar Kurum'a eksik olarak bildirilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yazıldığı şekilde karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
    Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
    Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir.Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    .../...
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01.10.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı 20268 s.s. no lu işyerince düzenlenmiş olup Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davacıya ait sigorta sicil kartı örneğinde işe başlangıç tarihinin 01.10.1987 tarihi olduğu, davacı adına davalı işyerince 01.01.1989-14.04.2005 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin bazı yıllarda 360 günden az olarak Kurum'a bildirildiği, davalı işyerinin 01/06/1987 tarihi itibariyle Kanun kapsamına alınmış olduğu, 1987/2 döneminden itibaren bir kısım ihtilaf konusu dönem bordrolarının dosyaya sunulduğu, 1988/2,3 ve 1994-1997 yılına ait bir kısım dönem bordrolarında davacının çalışma kaydının yer alıp bu hizmetlerin hizmet cetveline yansıtılmadığı, 12.01.1988 ve 25.03.1988 tarihli vizite kağının dosyaya sunulduğu, davacıya ait şahsi sicil dosyasında davacının 01.10.1987-14.04.2005 tarihleri arasında 17 yıl 5 ay 13 günlük hizmeti üzerinden kıdem tazminatı hesaplamasının yapıldığı, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davalı işyeri çalışanı olan bordrolu davacı tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
    Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kurum'a bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir. Somut olayda, 1987/2 dönem bordrosu dosyada olmakla birlikte tüm çalışanlara ait hizmet kaydının yer aldığı ilgili dönem bordrosunun eklerinin dosyada olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Aynı şekilde 1987/3. ve 1988/1. dönemine ait bordrolar da dosyada yer almamaktadır. Bununla birlikte davalı kamu kuruluşu tarafından düzenlenmekle ve onaylanmakla 1 günlük çalışmanın karinesi olan ilk işe giriş bildirgesinde yer alan 01.10.1987 tarihli hizmet süresinin ve 1988/2. ve 3. dönem bordrolarında davacı adına bildirimi yapılan hizmet sürelerinin göz ardı edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır. Gerçekten, davacının 01.10.1987-01.01.1989 tarihleri arasında Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan ve hatalı değerlendirme neticesi kurulan hüküm isabetsiz olmuştur.
    Yapılacak iş, davalı nezdindeki ihtilaflı dönem olan 01.10.1987-01.01.1989 tarihleri arasındaki dönem bordroları, ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının tamamının aslını veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, ücret ödeme bordrolarında davacının imzasının bulunup bulunmadığını saptamak, ihtilaf konusu dönem içerisinde davacının davalı idare nezdinde hizmetinin olup olmadığına yönelik olarak davalı idarenin ilgili yetkili şef, amir, müdür, muhasebe çalışanı gibi yetkili kişilerini dinlemek, murisin dönem bordrolarındaki çalışmalarının dışındaki dönemde ücretini ne şekilde aldığını araştırmak, bu dönemde çalıştığına ve ücret aldığına ilişkin belgeleri getirtmek, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak ve davalı idare nezdinde davacı sigortalının çalışmalarına ilişkin herhangi bir kayıt içeren belgelerin bulunmamasının haklı ve izah edilebilir bir nedene dayanıyor ise (arşiv sisteminin düzensiz tutulmasından dolayı ücret bordrolarının sunulmamasından veya sel baskını, deprem, yangın nedeniyle ücret bordrolarının gönderilmemesi gibi) bu takdirde tanık beyanlarına itibar etmek ve davalı kamu kuruluşu tarafından düzenlenen ve onaylanan ilk işe giriş bildirgesinde yer alan 01.10.1987 tarihli hizmet süresini ve 1988/2. ve 3. dönem bordrolarında davacı adına bildirimi yapılan hizmet sürelerini de gözönünde bulundurmak ve hizmet tespiti davalarının niteliği gereği re'sen delil araştırması ilkesi de gözetilerek çalışıldığı iddia edilen süreler yönünden şüpheye yer vermeyecek şekilde olabildiğince tüm delilleri toplayıp bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.




    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 09/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

















    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın