Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/7725 Esas 2015/23514 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.07.2015Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/7725
Karar No: 2015/23514
Karar Tarihi: 09.07.2015


22. Hukuk Dairesi         2015/7725 E.  ,  2015/23514 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    DAVA : Davacı, fazla çalışma, kamu ve işveren ikramiye, ilave tediye, kıdemli işçiliği teşvik primi, eksik ödenen ücret, ulaşım gideri, yakacak yardımı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili, davacının, davalı ... Belediyesinde çalışırken kadrosuzluk sebebi ile ... Bakanlığına gönderildiğini, çalışma sırasında toplu iş sözleşmesinin geçerli olduğunu, işyerinde mezbahane ve işletme bölümünde görev yaptığını, mesaisinin 07:00-22:00 saatleri arası olduğunu, toplu iş sözleşmesi gereği de ödenmeyen alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, fazla çalışma ücreti, kamu ve işveren ikramiye alacağı, ilave tediye ücreti alacağı, kıdemli işçiliği teşvik primi, eksik ödenen ücret alacağı, ulaşım gideri alacağı, yakacak yardımı alacağı ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. 01.06.2012 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmıştır.
    Birleşen ... 18. iş Mahkemesinin 2012/715 esas 2012/567 karar sayılı dosyasında, davacının en son ... Belediye Başkanlığında çalışmakta iken kadrosuzluk sebebiyle ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiğini, davalı tarafından eksik ödenen ücret alacağı ve ödenmeyen fazla çalışma ücreti, ilave tediye alacağı, kamu ve işveren ikramiyesi, ulaşım primi, yakacak yardımı ve ulusal bayram geneltatil ücretlerinin bulunduğunu, bu konuda ... 10 İş Mahkemesinin 2011/97 esasında dava açıldığını, her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini beyanla, fazla çalışma ücreti, kamu ve işveren ikramiye alacağı, ilave tediye alacağı, kıdemli işçiliği teşvik primi, eksik ödenen ücret alacağı, ulaşım gideri alacağı, yakacak yardımı alacağı, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalı ... ... ve asıl davanın davalısı ... Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
    Davalı ... vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının 30.11.1994 tarihinde çalışmaya başladığını, kasap olarak görev yaptığını, mesaisinin 09:00-14:00 saatleri arası olduğunu, fazla çalışma yapmasının söz konusu olmadığını, ulaşım bedelinin 2009-2011 yılları arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesinde hüküm altına alındığını, sadece bir yıllık ulaşım bedeli alacağı bulunduğunu, tüm alacaklarının ödendiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
    Davalı ... ... vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının ... (Hasanoğlan) Belediye Başkanlığı emrinde 4857 sayılı İş Kanununa tabi geçici işçi olarak 30.11.1994 tarihinde göreve başladığını, aynı kurumda 04.12.2007 tarihinde ise daimi işçi (kasap) kadrosuna atandığını, daha sonra 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununa 5594 sayılı Kanunla eklenen Ek 2. maddesi ve ... Valilik Makamının 25.05.2007 tarihli onayları ile oluşturulan Devir Komisyonunun 23.08.2007 tarihli karar gereğince ... (Hasanoğlan) Belediyesinden ... Büyükşehir Belediyesinin Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Veteriner Şube Müdürlüğü emrine 18.06.2009 tarihinde tayin edildiğini, çalışma saatlerinin 09:00-17:00 arası olduğunu, fazla çalışmanın söz konusu olmadığını, davacıya tüm kıdemli işçiliği teşvik primi, yakacak yardığı, ulaşım giderleri, kamu ve işveren ikramiye alacaklarının ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, dosya içeriği ve bilirkişi raporu doğrultusunda, birleşen davanın vazgeçme sebebiyle reddine, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararı kanuni süresi içinde davalı ... temyiz etmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, ulusal bayram genel tatillerde çalışıp çalışmadığı, ulaşım giderine hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hakediş tarihlerinin doğru belirlenip belirlenmediği ve ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerekip gerekmediği hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
    Fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışma, hafta tatili çalışması ile ulusal bayram genel tatillerde çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma,hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
    Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Somut olayda, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları tanık beyanlarına göre belirlenmiş ise de dosya içerisinde tanık beyanlarının bulunduğu duruşma zaptına rastlanmadığı gibi Uyap ortamındada tanık beyanları bulunamamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda beyanlarına yer verilen tanıkların beyanları dosyaya eklenerek, bu tanıkların davacı ile birlikte çalıştıklarına dair belgeler getirtildikten sonra, davalı işyerinin kamu işyeri olduğu ve çalışmaların belgeye dayalı olacağıda dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi, ulusal bayram genel tatil günü çalışmalarında puantaj kayıtlarında çalıştı olarak işaretlenen günler belirlenerek, buna göre alacağın belirlenmesi gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
    Ayrıca, işçinin normal çalışma ücretinin sözleşmelerle haftalık kırbeş saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla, ancak kırkbeş saate kadar olan çalışmaları “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılır (İş Kanunu, Md. 41/3). Bu şekilde fazla saatlerde çalışma halinde ücret, normal çalışma saat ücretinin yüzde yirmibeş fazlasıdır. Davacının çalışma süresinin haftalık 40 saat olarak belirlendiği dönemlerde, 40-45 saat arası için buna göre hesap yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
    3-Davacı, davalı ... Başkanlığına karşı açtığı birleşen davadan vazgeçmiştir. Bu durumda davalı ... Başkanlığından alacakları bu belediyenin işçisi olarak çalıştığı 17.06.2009 tarihi öncesine ait süre için hesaplanmalıdır. Davacının Büyükşehir belediyesine nakledildiği tarihten sonrası içinde hesaplama yapılması yanlış olmuştur.
    4-Davacının ulaşım gideri alacağı kabul edilmiş ise de, işverenin 2009 yılı öncesinde toplu taşıma araçlarının çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise davacının ücretsiz olarak ulaşımdan faydalanıp faydalanmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
    5-Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkar olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı sebeplerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez. Zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir. 4857 sayılı kanundan daha önce yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı Kanunda ücret alacaklarıyla ilgi olarak özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde, 4857 sayılı İş Kanun'un 32/8 maddesinde işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak bu kanundan önce tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan işçilik alacaklarının, Borçlar Kanunu'nun 126/1 maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi olacağı tartışmasız öğreti ve uygulama tarafından kabul edilmiştir. İşverence işçiye fazladan ödenen ücret ve ücret eklerinin geri alınmasında da uyuşmazlığın temelinde sözleşme ilişkisi olmakla zamanaşımı süresi beş yıl olarak uygulanmalıdır. Kısmi bir dava açılması halinde alacağın yalnız o kısmı için zamanaşımı kesilir. Dava dışı kalan bölümü hakkında, zamanaşımı işlemeye devam eder.
    Somut olayda, davacının taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah ettiği, davalının ıslah dilekçesine karşı süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ıslah tarihine göre zamanaşımı değerlendirmesi yapılmadığı anlaşılmış olup, davalının ıslah dilekçesine karşı yaptığı zamanaşımı def'i dikkate alınarak alacakların yeniden hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın