Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/1324 Esas 2017/434 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1324
Karar No: 2017/434
Karar Tarihi: 15.02.2017


23. Hukuk Dairesi         2016/1324 E.  ,  2017/434 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, müvekkilinin üyesi ve ortağı olduğu davalı kooperatifteki hissesini ...'e devrettiğini, bu devrin aslında muvazaalı olduğunu, davalının muvazaalı devire rağmen kooperatif hissesini müvekkiline iade etmediği gibi müvekkilinden kira istemeye başladığını ileri sürerek, muvazaalı şekilde yapılan kooperatif hisse devir sözleşmesinin iptali ile dava konusu bağımsız bölüme ait kooperatif üyeliği ve hissesinin müvekkili adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... vekili, kooperatif hissesini 100.000,00 TL bedeli nakit ödeyerek devir aldığını, devir bedelinin ödendiğine ilişkin belge düzenlendiğini, davacı ve eşinin boşanmasının da muvazaalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davalı kooperatif vekili, davacı ve diğer davalı arasındaki kooperatif üyeliğinin devri nedeniyle davalı ...'in kooperatifin üyesi olduğunu, davada kooperatife husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın hata ve hile bakımından değerlendirildiğinde, hisse devir sözleşmesinin 31.07.2008 tarihinde yapıldığını, o tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 31 ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 38. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, muvazaa iddiası bakımından ise, muvazaalı işlemin tarafı olan davacının kendi muvazaasının sonuçlarının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At