Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2016/18858 Esas 2017/1364 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 3. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/18858
Karar No: 2017/1364
Karar Tarihi: 15.02.2017


3. Ceza Dairesi         2016/18858 E.  ,  2017/1364 K.

    "İçtihat Metni"


    Görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından suça sürüklenen çocuk ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265/1, 87/3, 86/3-c, 31/2 (iki kez), 62 (iki kez), 50/1-a (iki kez) ve 52/4. (iki kez) maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası ve 4.500,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin 02/12/2009 tarihli ve 2006/227 esas, 2009/378 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkumiyetine karar verildiğinden bahisle önceki hüküm açıklanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265/1, 87/3, 86/3-c, 31/2 (iki kez), 62 (iki kez), 50/1-a (iki kez) ve 52/4. (iki kez) maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası ve 4.500,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin 03/12/2015 tarihli ve 2015/503 esas, 2015/680 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 07.12.2016 tarih ve 2016/3174 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.12.2016 tarih ve 2016/398630 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
    Mezkur ihbarnamede;
    Dosya Kapsamına Göre;
    1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, beş yıl süreyle denetim süresi belirleneceği ve denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı, aynı maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla yeni suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı dikkate alınarak, yargılama konusu kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarına ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 03/10/2005 tarihinde işlemeye başlayıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14/01/2010 tarihi itibariyle durduğu, sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 10/07/2011 günü yeniden işlemeye başlayarak suç tarihi ile hükmün açıklandığı 03/12/2015 tarihleri arasında dolduğu gözetilmeden, kamu davasının düşürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
    2) Çocuk Koruma Kanunu'nun 5560 sayılı yasa ile değişmeden önceki 23/6. maddesinin sanığın lehine olduğu, buna göre; “Çocuğun denetimli serbestlik süresi içinde işlediği hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç nedeniyle mahkum olması veya yükümlülüklerine aykırı davranması halinde, mahkeme geri bıraktığı hükmü açıklar.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda hükmün açıklanmasına neden olan ikinci suçtan hapis cezası değil, adli para cezasına mahkumiyet söz konusu olduğundan, bu suç nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği hususunun gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    1) Tebliğnamedeki 1 no’lu bozma görüşüne yönelik yapılan incelemede;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereğince; denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. 5560 sayılı yasa ile değişmeden önceki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/6. maddesi gereğince, çocuğun denetimli serbestlik süresi içinde işlediği hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi halinde, geri bırakılan hükmün açıklanacağı, somut olayda hükmün açıklanmasına neden olan mahkumiyetin adli para cezasına ilişkin olduğu ve bu mahkumiyet nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği, dolayısıyla duran zamanaşımının henüz işlemeye başlamadığı, bu nedenle zamanaşımının dolduğundan da bahsedilemeyeceği anlaşılmakla; açıklanan nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede bu sebebe yönelik ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
    2) Tebliğnamedeki 2 no’lu bozma görüşüne yönelik yapılan incelemede;
    Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin 03/12/2015 tarihli ve 2015/503 esas, 2015/680 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 15.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At