Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2016/753 Esas 2017/1419 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 3. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/753
Karar No: 2017/1419
Karar Tarihi: 15.02.2017


3. Ceza Dairesi         2016/753 E.  ,  2017/1419 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine, beraatine dair

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
    Gereği görüşülüp düşünüldü;
    1) Sanık ... hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
    2) Sanık ... hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında müşteki ...'i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
    Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    a) Alt sınırı beş yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren yaralama suçundan yargılanan sanığın duruşmada hazır bulundurulması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden;sanığın talimatla ifadesi alınarak yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılması,
    b) Sanığın silahtan sayılan vasıta ile katılanı yüzünde sabit iz kalacak ve hayati fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralamasına neden olduğu olayda, birden fazla nitelikli hal ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
    c) Sanığın eylemi sonucunda katılanın yüzünde sabit iz oluşması nedeniyle yasa maddelerinin tatbiki sırasında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e maddelerine göre verilen cezanın TCK'nin 87/1-d, son maddesi gereğince 1 kat artırım yapılarak 2 yıl 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesi ve sonuç cezanın 5 yıldan az olamayacağı göz önüne alınarak 5 yıla çıkartılması gerekirken, yazılı şekilde TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre uygulama yapıldıktan sonra TCK'nin 87/1-son maddesine göre doğrudan 5 yıl hapis cezası olarak tayini,
    d) 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesinde yazılı sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sırasındaki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususlar tartışılmadan, “inkara yönelik savunmaları” gerekçe gösterilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK'nin 62. maddesinin uygulanmaması,
    e) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    f) Suçu işledikleri tarihte 18 yaşından küçük olan ve adli sicil kaydından hapis cezası ile cezalandırılmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca verilen kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nin 50/3 ve 50/2 maddesindeki düzenlemelere göre, aynı yasanın 50/1 maddesinde sayılan adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    g) Suça sürüklenen çocukların üzerine atılı bıçakla basit yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuklar ile müşteki arasında 6763 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştıma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
    h) Karar başlığında suç tarihinin 17/07/2010 yerine yazılı şekilde 17/07/2012 olarak gösterilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



































    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At