Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2017/2000 Esas 2017/14446 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 3. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/2000
Karar No: 2017/14446
Karar Tarihi: 09.11.2017


3. Ceza Dairesi 2017/2000 E. , 2017/14446 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
    Gereği görüşülüp düşünüldü;
    1)Sanık ... hakkında ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraate ilişkin hükme yönelik yapılan incelemede;
    Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
    2)Sanık ... hakkında ...'e yönelik hakaret suçundan kurulan mahkumiyet ve sanık ... hakkında ...'i kasten yaralamaktan kurulan mahkumiyete ilişkin hükümlere yönelik yapılan incelemede;
    Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
    Sanık ... hakkında; ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenememesi nedeniyle TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması yerine sanık hakkında yazılı şekilde (2/5) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Sanık ... hakkında; TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasının, TCK'nin 87/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılmasıyla 2 yıl 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesinden sonra, aynı maddenin son fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi yerine, denetime imkan vermeyecek şekilde TCK'nin 87/1-c maddesi uyarınca doğrudan 5 yıl hapis cezası verilmesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
    3)Sanıklar Adem Çiftci ve ... hakkında ...'i kasten yaralamaktan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
    TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasının, TCK'nin 87/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılmasıyla 2 yıl 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesinden sonra, aynı maddenin son fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi yerine, denetime imkan vermeyecek şekilde TCK'nin 87/1-c maddesi uyarınca doğrudan 5 yıl hapis cezası verilmesi, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
    İlk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenememesi nedeniyle TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması yerine sanıklar hakkında yazılı şekilde (2/5) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak;
    Sanıklar hakkında tekerrüre esas alınan ilamların 1412 sayılı CMUK'un 305/1.1 maddesi gereğince kesin nitelikte olmasına göre, tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nin 58. madde hükmünün uygulanması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, ''tekerrür uygulamasına ilişkin bölümünün çıkarılması suretiyle'' hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın