Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/18033 Esas 2018/6169 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 31.05.2018Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/18033
Karar No: 2018/6169
Karar Tarihi: 31.05.2018


3. Hukuk Dairesi 2016/18033 E. , 2018/6169 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı; ... Aile Sağlık merkezinde aile hekimi olduğunu, aynı zamanda sorumlu doktor olduğunu, binaya 10.05.2013 tarihli karar ile tadilat yaptıklarını, 45.000 TL masrafın aile hekimlerinden alınmasına karar verildiğini, davalı doktorun 21.04.2014 te göreve başladığını, yeni gelecek doktordan 9.800 TL tadilat masrafı alınmasına dair karar alındığını ancak davalının ödemediğini ileri sürerek, 9.800 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı; davacının dava ehliyetinin olmadığını, tadilattan bilgsinin olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının taraf ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler, şeklen o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verilebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir dava da davacı olma sıfatı ( aktif husumet) da o hakkın sahibine aittir. Somut olayda; davacının ... Aile Sağlık Merkezinde aile hekimi olduğu ve Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği 26. maddesi uyarınca yönetici olarak 27.01.2011 tarihinde atanmış olduğu, 10.05.2013 tarihli karar defterinin incelenmesinden yapılan tadilattan yeni atanacak hekimin de sorumlu olacağına dair karar alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece; davacının aile sağlık merkezine ilgili yönetmelik uyarınca yönetici olarak atanmış olduğu ve aile sağlık merkezinde tadilat yapılmasına karar verildiğine ve tadilat masraflarının görevli hekimlerden alınmasına dair karar alındığına göre, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.













    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At