Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/19124 Esas 2018/6177 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 31.05.2018Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/19124
Karar No: 2018/6177
Karar Tarihi: 31.05.2018


3. Hukuk Dairesi 2016/19124 E. , 2018/6177 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ)MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı; davalı tarafından şirketinde kullandığı elektrik tüketim miktarlarına göre tahakkuk ettirilen faturalarda hizmet bedeli karşılığı olmayan kayıp kaçak bedeli adı altında haksız olarak tahsilat yapıldığını beyan ederek ödemiş olduğu toplam 113.014,25 TL’nin işlemiş faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı; öncelikle taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca davacının da tacir olması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğunu, dava konusu bedellerin tahsilinin de yasal olduğunu belirterek davanın görev, yetki ve esas yönünden reddine karar verilmesini dilemiştir.
    Mahkemece; taraflar arasında akdedilen 01.03.2012 tarihli sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca dava konusu ihtilafı çözmeye yetkili ve görevli mahkeme H.M.K’nun 17. ve 18. maddeleri gereğince ... Tüketici Mahkemeleri olduğundan dava dilekçesinin mahkemenin yetkisizliği nedeni ile reddine, dosyanın karar kesinleştikten itibaren iki hafta içinde talep halinde yetkili ve görevli ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    1)Dava; kayıp kaçak bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
    28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde; “Mal; alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,. Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi. Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
    Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.Dosyada yer alan bilgilerden; davacının, davalı idarenin ticarethane elektrik abonesi olduğu anlaşılmaktadır.Buna göre, mesleki amaçla işyeri aboneliği üzerinden verilen hizmetten yararlanan davacının, yukarıda açıklandığı üzere tüketici olmadığı, dolayısıyla olayda 6502 sayılı kanun hükümleri yerine genel hükümlerin uygulanacağı ortadadır.Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir.Bu nedenle mahkemece, yargılamaya genel mahkeme sıfatıyla devam edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılarak yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    2) Bozma nedenine göre; davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.














    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At