"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, ziynet eşyalarına yönelik davanın reddine, çeyiz eşyalarına yönelik davanın ise konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı ...'in eşi, diğer davalı ...'in ise kayınpederi olduğunu, davalı ... ile ... Aile Mahkemesinin 19/09/2013 tarih ve 2012/94 Esas 2013/552 Karar sayılı ilamıyla boşandıklarını, dosyanın temyiz incelemesinde olduğunu, evlendikten sonra davalı ...'in ailesi ile birlikte yaşadıklarını, bu süreçte, düğünde takılan ziynet eşyalarının davalılarca elinden alındığını, davalıların kendisine karşı sergiledikleri katlanılmaz tutum ve davranışlar nedeniyle davalı ...'e karşı boşanma davası açtığını ancak davalıların kendisini barışmaya ikna etmeleri üzerine yeniden bir araya gelindiğini ve eşler için ayrı bir ev açıldığını, ancak sonraki aşamada da yaşanan sıkıntıların devam ettiğini, 15.11.2011 tarihinde, hamile olması nedeniyle birkaç gün dinlenmek amacıyla ailesinin evinde kaldığını, bu sırada davalı eşinin kendisini hiç arayıp sormadığını, birkaç gün sonra evine döndüğünde giriş kapısının kilidinin değiştirildiğini gördüğünü ve evine giremediğini, kendisine ait tüm ziynet ve çeyiz eşyalarının evliliğin ilk dönemlerinde elinden alınmış olmakla davalılarda kaldığını, yalnızca birkaç parka kıyafetinin kendisine teslim edildiğini belirterek, dava dilekçesine ekli listede sayı ve nitelikleri itibariyle tek tek açıklanan ziynet eşyalarının aynen, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 20.000 TL bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davalı ...'in ise söz konusu eşyalar ile hiç ilgisinin olmadığını ve ... açısında davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının iddialarının kendi içinde çelişkili olduğunu, davacının köyde davalının ailesinin evinde yaşadığı dönemde evden ayrılırken ziynet eşyalarını da yanına götürdüğünü, ayrı ev açıldıktan sonra bu ziynet eşyalarını yeni eve hiç getirmediğini, çeyiz eşyalarının ise bir kısmını zaten iade ettiklerini, kalanı da iade etmeye hazır olduklarını ileri sürerek, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, ziynet eşyalarının davacı kadın tarafından götürülüp götürülmediği hususunun tanık beyanları ile ispat edilemediği, her iki taraf tanıklarının da farklı beyanda bulunduğu ve bir tarafın tanık beyanlarına üstünlük tanımayı gerektirir başkaca bir delil bulunmadığı, davacı kadının müşterek haneden ayrılmak zorunda bırakılma durumunu da kanıtlayamadığı gerekçesiyle, ziynet eşyasına yönelik talebin reddine; çeyiz eşyalarının ise dava devam ederken davacıya teslim edilmiş olması nedeniyle, çeyiz eşyası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, ziynet ve çeyiz eşyası alacağ
