"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi-alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı ile aralarında, "..." isimli estetik ve güzellik merkezinin kurulması ve işletilmesi konusunda, 15/04/2014 tarihinde adi ortaklık sözlemesi imzalandığını, ortaklık sermayesi olarak her bir ortağın 85.000 TL sermaye payı ödemeyi taahhüt ettiklerini, bu kapsamda kendisinin davalıya 57.450.00 TL ödeme yaptığını, ancak davalının ortaklık kapsamında yapmış olduğu harcamalarla ilişkin hiçbir bilgi vermediğini, davalı tarafça alındığı söylenen eşyaların iş yerine getirilmediğini, alınan bazı cihazlara olması gerekenden çok daha yüksek faturalar düzenlendiğini, bunun üzerine bazı şüphelerinin oluştuğunu ve aradaki güven ilişkisinin sarsıldığını, davacı ile yapılan görüşmede ödediği sermaye payının kendisine iade edilerek ortaklığı sonlandırmak istediğini bildirdiğini ancak davacının bunu kabul etmediğini belirterek, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ödemiş olduğu 57.450 TL sermaye payının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tasfiyesini talep etmiştir.
Davalı, davacının sermaye borcunu gereğini yerine getirmediğini, sözleşmeye göre iş yerinin açılması ve donanımının sağlanmasının kendi yetkisinde olduğunu ve buna dayanarak gerekli cihazların alımını gerçekleştirdiğini, bunun şirketin borçlandırılması olarak değerlendirilemeyeceğini, sözleşme hükümlerini ihlal edenin davacı olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile taraflar arasında kurulan ... estetik güzellik merkezi adi ortaklığının feshine ve tasfiyesine, adi ortaklık ana sözleşmesinin 12. Maddesi uyarınca şirket demir başlarının davalıya bırakılmak suretiyle davacının payı karşılığında ödemiş olduğu 57.450,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde (818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde) düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır ki, bu husus mahkemenin de taktirindedir.
Davacı, davalı ile aralarında, 15.04.2014 tarihinde adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu ancak davalının ortaklıktan kaynaklanan hesap verme borcunu ihlal ettiğini ve ortaklar arasındaki güven ilişkisini zedelediğini ileri sürerek adi ortaklığın fesih ve tasfiye ile koyduğu sermaye payının iadesini talep emiş olmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri (TBK'nun 620 ve devamı maddeleri) gereğince ve 642.maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.
Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.)
Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir.
Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır.
Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyeyi de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip çözüme kavuşturulmalıdır.
Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir. Zira, 6101 sayılı Türk Bo
