Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/9525 Esas 2019/5917 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 27.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/9525
Karar No: 2019/5917
Karar Tarihi: 27.06.2019


3. Hukuk Dairesi 2017/9525 E. , 2019/5917 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; davalı ... ile 15/04/2012 tarihli kira sözleşmesi imzaladığını, davalı ...'in ise kiraya verenin eşi olduğunu, kira artışı yapılmaması ve her ay kira ödemeden kurtulmak için 14/12/2014 tarihinde 1.830,00 TL ve 06/01/2013 tarihinde 2.430,00 TL olmak üzere toplam 4.260,00 TL peşin kira bedelini kendisine elden verdiğini ve bunun sözleşmeye eklendiğini, bu nedenle kendisinin 15/07/2014 tarihine kadar kira borcunun bulunmadığını, kiraları peşin ödemesine rağmen davalı ... tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, temerrüde düşmemek ve tahliye edilmemek için icra dosyasına borcu 745,63 tl ödediğini icra dosyasına yapmış olduğu ödeme ile davalı ... ile imzalamış olduğu kira sözleşmesi gereği ödemiş olduğu 4.260,00 TL'nin iadesi için Aliağa İcra Müdürlüğünün 2013/2587 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalıların itiraz ettiğini belirterek; davalılardan ...'in takibin 745,63 TL kısmına davalı ... 'in ise takibin 5.195,63 TL olan tamamına vaki itirazlarının ayrı ayrı iptallerine, takibin bu esaslar üzerinden devamına inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, 28/05/2014 tarihli dilekçe ile de; 15/4/2012-10/2/2014 arası kiracı olduğunu, alttaki daire ile aynı su ve elektrik aboneliğinin kullanıldığını, hem kendi hem de alt dairenin harcamalarının tamamını 1347,45 TL olarak ödediğini, bu bedelin yarısı 673,73 TL ile depozito bedeli 600 TL nin de davaya eklenmesini istemiştir.
    Davalılar; davalı ...’in sözleşmede taraf olmadığını, davalı ...’nin eşi olduğunu, davacının 2013 Mart ayından itibaren kira ödememeye başladığı için icra takibi başlatıldığını, ilk takip borcunu ödediğini, ancak ikincisini ödemediği için tahliye davası açıldığını ve tahliye ettiğini, davacının kira ücretini elden yatırdığını, delil olarak ibraz edilen kira sözleşmesinin son sayfasında tahrifat yapıldığını, 1830 tl ve 2430 tl şeklinde ödemeler olmadığını, oynama yaptığını, 2013/9-2014/3. aylara ilişkin kira borcunun bulunduğunu, savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece; uyuşmazlığın kira sözleşmesinin arka sayfasında kiraya verene yapılan ödemeler kısmında tahribat olup olmadığı ve mükerrer ödeme olup olmadığına ilişkin bulunduğu, davalı kiraya veren ... duruşmadaki beyanında kira ödemelerinin eşi diğer davalı ...' e ödenmesi noktasında muvafakati olduğunu bildirmiş olup bu husus kendisi adına eşi davalı ...'in yapılacak ödemeyi kabul etmesi ve imza atması noktasında muvafakati olduğunu göstermekte bu sebeple yapıldığı iddia edilen ödemelerin kira sözleşmesinden kaynaklanan ödeme olacağı, Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca sözleşmenin arka sayfasında 1830 ve 2430 rakamları üzerinde oymalar yapıldığı farklı fiziki evsafta kalemlerle mükerrer üsten gitmelerin mevcut olduğu tespit edildiğinden, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen 1.830 TL ve 2.430 TL ye ilişkin ödemelerin gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafından yapılmış mükerrer ödeme olmadığı, ıslah edilen kısım yönünden ayrı dava açılması gerektiği, davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle itirazın iptali talebinin reddine, ıslah harcı yatırmaksızın mevcut davaya ilaveten ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmadığından ıslah talebi ile açılan davanın reddine, takibe konu alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-) Adli Tıp Kurumundan alınan raporda kira sözleşmesinin arka sayfasındaki yazılarda oynamalar olduğunun belirtildiği, ancak davalı ...’in duruşmadaki beyanında “ aylık kira 230,00 TL olduğu halde bunların miktarlarında sonradan oynanarak değişiklik yapılmıştır. Bunların sonları 30 kalmış, 230 olan 1830'a, yine 230 olan 2430'a çevrilmiştir. Bizim kendisinden 600,00 TL, 1.830,00 TL, 2.430,00 TL bir yıllık kira tahsilatımız yoktur. Ayrıca bana ait olduğunu beyan ettiği imzanın bulunduğu satırdaki yazıları ben yazdım ancak bu yazılar üzerinde tahrifat yapılmıştır. Rakamlarda tahrifat yapılmıştır. Söylediğim gibi hepsi 230 TL'lik iken bunlar tahrifat yapılmıştır.” şeklinde ifade kullandığı, bu şekilde kısmi yapılan 230,00 TL lik aylık ödemeleri kabul ettiği, kiraya verenin davalı ...’e ödemelere ilişkin yetki verdiği dikkate alınarak itirazın iptali davasına konu alacağa etkisi olup olmadığı tartışılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın