Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/9998 Esas 2019/5931 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 27.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/9998
Karar No: 2019/5931
Karar Tarihi: 27.06.2019


3. Hukuk Dairesi 2017/9998 E. , 2019/5931 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; taraflar arasındaki 15.10.2005 tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı bulunduğu taşınmaz ile ilgili olarak davalının ihtiyaç nedeni ile açtığı tahliye davasında tahliyeye karar verildiğini, dosyanın temyiz aşamasında iken taraflar arasında yeni bir sözleşme imzalandığını, ancak davalının yeni kira sözleşmesi yapmamış gibi onanan mahkeme kararını Marmaris 1.İcra Müdürlüğünün 2008/3922 E.sayılı dosyasından icraya koyduğunu, icra takibi üzerine taşınmazı tahliye ettiğini, sonrasında Marmaris İcra Hukuk Mahkemesince tahliyeye ilişkin takibin yeni kira kontratının varlığı sebebiyle iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ayrıca Marmaris 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/259 esas sayılı dosyasında yeni kira sözleşmesinin varlığı sebebiyle eski sözleşmeye göre açılan tahliyeye ilişkin takibin iptaline karar verildiğini, bu kararın da onanarak kesinleştiğini belirterek, davalı tarafından kira bedellerine ilişkin olarak başlatılan Marmaris 2.İcra Müdürlüğünün 2009/3614 E.sayılı dosyasına ödenen paranın tüm ferileriyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 80.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı; istirdat davası için öngörülen 1 yıllık dava açma süresinin geçtiğini, davacının davaya konu ettiği paranın kira borcu nedeniyle ödenmiş bir para olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davanın 71.636,62 TL üzerinden kısmen kabulüne, bu tutarın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava konusu Marmaris 2.İcra Müdürlüğünün 2009/3614 E.sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine 2009 yılı Ocak-Mayıs dönemleri kira bedellerinin tahsilini teminen 23.06.2009 tarihinde icra takibi başlatıldığı, 25.01.2010 tarihinde bu dosya üzerinden davalıya 57.137,88 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeye davacı borçlunun ihtirazi kayıtla muvafakat ettiği görülmüştür.
    Dosya içerisinde bulunan Marmaris 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/259 E., 2011/312 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; Marmaris 1.İcra Müdürlüğünün 2008/3922 E.sayılı icra dosyasındaki (tahliyeye ilişkin) takibin iptaline karar verildiği, yine Marmaris İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/579 E., 2011/276 K.sayılı dosyasında; Marmaris 1.İcra Müdürlüğünün 2008/3922 E.sayılı dosyasında ... tarafından kiracı ... aleyhine taşınmazın tahliyesi istemi ile başlatılan icra takibinin iptaline karar verildiği, söz konusu kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır.
    Her ne kadar tahliyeye ilişkin icra takibinin yukarıda anılan dava dosyaları ile iptaline karar verilmiş ise de, davacının dava dilekçesinde iadesini talep ettiği bedelin Marmaris 2.İcra Müdürlüğünün 2009/3614 E.sayılı dosyasına ödenen 2009 yılı Ocak-Mayıs dönemlerine ait 5 aylık kira bedeli olduğu, tahliyenin ise 09.06.2009 tarihinde gerçekleştiği gözönüne alındığında, ödenen bedelin taşınmazın kullanıldığı döneme ilişkin olduğu, davacının mükerrer ödeme ya da oturmadığı/kullanmadığı döneme ilişkin bir iddiası da olmadığının anlaşılmasına göre, taşınmazın davacının kullanımında olan dönemi için ödenen bedelin iadesi istenemez.
    O halde mahkemece; iadesi talep edilen bedelin taşınmazın davacının kullanımda olan dönemindeki kira bedeline ilişkin olduğu ve iadesi istenemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın