Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/2106 Esas 2019/5840 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 26.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2106
Karar No: 2019/5840
Karar Tarihi: 26.06.2019


3. Hukuk Dairesi 2018/2106 E. , 2019/5840 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
    MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasında verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; davalı şirketin ... tesisat numaralı abonesi olduğunu, faturaların yüksek gelmesi üzerine yaptığı incelemede birim fiyatların iki katı uygulanmak sureti ile hesaplama yapıldığını, belirtilen hesaplamanın hukuksal dayanağının olmadığını, kaçak kullanımı kabul etmemekle birlikte kaçak kullanım var ise de hesaplamanın yönetmeliğe uygun olmadığını, davalı kurum tarafından haksız olarak 46.385,00 TL tahsil edildiğini belirterek ödenen bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı; davacının elektrik borcunu süresinde ödemediğinden elektriğinin kesildiğini, yasal borcun ödenmek yerine fiilen kesilen elektriğin açıldığını, yapılan kontrollerde sayaca müdahale edildiğinin belirlenerek davacı şirket hakkında 14.05.2015 tarihli kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, davacının kaçak elektrik kullandığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
    İlk derece mahkemesince; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne, 45.273,89 TL’ nin 29.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya geri ödenmesine karar verilmiş, bahsi geçen karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Bölge adliye mahkemesince; tarafların sorumlu olduğu miktarın ayrı ayrı tespit edildiği, 28/03/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre verilmiş olan ve usul ve yasaya uygun karara karşı tüm istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
    08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26. maddesinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilen kullanımlara yer verilmiş olup aynı Yönetmeliğin 27. ve devamı maddelerinde kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplamasının ne şekilde olacağı düzenlenmiştir.
    Somut olayımıza gelince, davacı tarafından faturalardaki birim fiyatlarının olması gerekenden fazla hesaplandığı belirtilerek davalı ... şirketine yapılan fazla ödemelerin iadesi talep edilmiş, davalı tarafından ise davacı şirket hakkında 14.05.2015 tarihli kaçak elektrik tutanağı düzenlenmek sureti ile kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği, hesaplamanın Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aboneye ikinci ihbarnamenin düzenlenmesinin ardından elektrik faturasının ödenmemesi halinde elektrik kesileceğinin bildirilmediği, dosyada ikinci bildirimde bulunulduğuna dair bir belgenin olmadığı, elektrik kesilme işleminin Yönetmeliğe uygun olmadığı belirtilerek davacıdan fazladan 45.273,89 TL tahsil edildiği belirlenmiş, Mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile hüküm kurulmuştur. Ne var ki Mahkemece, davalının kaçak kullanıldığı iddiası hiç değerlendirilmediği gibi, bu iddiaya dayanak gösterilen 14.05.2015 tarihli kaçak tespit tutanağı getirilmeden karar verilmiştir. Eksik incelemeye dayalı hüküm usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
    O halde mahkemece, 14.05.2015 tarihli kaçak tespit tutanağı ile kaçak kullanıma ilişkin belge ve bilgiler dosyaya getirilip davaya konu faturaların kaçak kullanımdan olup olmadığının ve kaçak var ise davacının sorumluluğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi için dosyanın yeniden oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdi edilmek suretiyle davalının itirazlarını karşılar şekilde rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
    İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK' nın 373/1 maddesi uyarınca, iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK' nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 26.06.2019 gününde oy birliği ile karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın