Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/3007 Esas 2019/5922 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 27.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/3007
Karar No: 2019/5922
Karar Tarihi: 27.06.2019


3. Hukuk Dairesi 2019/3007 E. , 2019/5922 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
    MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulü ne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı, tarımsal sulama abonesi olduğunu, davalı elektrik şirketinin sayacın hane sayısının hatalı okunduğunu tespit ederek geriye dönük tüketim miktarı için 200.800,60 TL ve 21.316,00 TL’lik iki fatura tahakkuk ettirdiğini, gönderilen faturalara itiraz ettiğini, itirazı üzerine faturaların iptaline, 448.440,00 kw aktif tüketimin aynı şekilde kalması yönünde karar verdiğini, buna istinaden 122.542,90TL tutarındaki faturanın tahakkuk ettirildiğini, fatura incelendiğinde 05.11.2005 ile 05.11.2015 tarihleri arasında geçen geriye dönük 10 yıllık tüketim borcuna ilişkin hesaplandığının anlaşıldığını, Yönetmelik hükümlerine göre en fazla geriye dönük 1 yıl için eksik hesap edilen tüketim bedelini talep edebileceğini, kendisine atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, bu nedenle tüketim miktarının hesabında alınacak esas sürenin 12 ay olduğunun tespitine, bu süreyi aşan tüketim miktarının bilirkişi marifeti ile tespit olunarak tespit edilecek miktar kadar davacının 122.542,90TL bedelli faturadan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, tahakkuk işleminin mevzuata uygun olduğunu,davacının yıllarca eksik fatura ödediğini, davanın haksız olduğunu davacı yan lehine sebepsiz zenginleşme söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi uyarınca tüketim miktarının hesabında alınacak esas süresinin 12 ay olması gerektiği, hatalı okumanın idarenin kusurundan kaynaklandığı, buna göre 9.381,45 TL den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 122.542,90 TL'lik faturanın 113.161,43 TL'lik kısmından davacının borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
    İlk derece mahkemesi kararına karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince; Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 20. maddesine göre geriye dönük olarak 12 aylık süre esas alınarak yapılan hesaplama uygun bulunduğundan davalının hükme yönelik istinaf itirazlarının reddine, davacının talebinin davaya konu faturanın tamamından sorumlu olmadığının tespitine yönelik olmayıp bilirkişi tarafından belirlenecek 12 aylık döneme isabet eden miktar dışındaki kısımdan sorumlu olunmadığının tespitine yönelik olduğu, mahkemece de bu yönde inceleme yapılarak hüküm kurulduğu, dolayısıyla davada reddedilen kısmın bulunmadığı anlaşılmakla davacının hükme yönelik istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Uyuşmazlık; davalı elektrik şirketi tarafından yapılan eksik faturalandırılmanın hatalı sayaç okumasından mı aksi halde müşteri olan davacının kusuru dışında sayacın doğru tüketim kaydetmemesinden mi kaynaklandığı, buna göre de tahakkuk yapılması gereken sürenin tespitine ilişkindir.
    Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde esas alınması gereken mevzuata bakıldığında;
    A) Hatalı sayaç okunması, yanlış tarife veya yanlış çarpım faktörü uygulanması, tüketim miktarı ve/veya bedelinin hatalı hesaplanması durumunda;
    A-1) 09.11.1995 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin "Abonenin Kusuru Dışındaki Hususlar" başlıklı 44. maddesinde; "Abonenin kusuru dışında olan hususlara kaçak elektrik işlemi uygulanmaz. Ancak kaçak ve usulsüz elektrik kullanımı dışında kalan hatalı okuma, hatalı hesaplamalar sonucunda şirket veya müşteri lehine doğan alacaklarda doğru kaydetmiş sayaç değerleri var ise sayaç değerleri, yok ise 41 inci maddeye göre ortalama aylık tüketim hesaplanarak ait olduğu tüketim dönemlerindeki birim fiyatlar dikkate alınmak suretiyle fatura düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
    Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğini yürürlükten kaldırarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 23. maddesinde ise; "Ödeme bildirimine ilişkin hatalar; hatalı sayaç okunması, yanlış tarife veya yanlış çarpım faktörü uygulanması, tüketim miktarı ve/veya bedelinin hatalı hesaplanması ya da mükerrer ödeme bildirimi düzenlenmesi gibi hususlardır.
    Hatalı bildirimlere karşı, müşteri tarafından fatura tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde perakende satış şirketine itiraz edilebilir. İtirazın yapılmış olması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İtiraza konu tüketim bedeli ile müşterinin bir önceki tüketim döneminde ödemiş olduğu tüketim bedeli arasındaki farkın yüzde otuzdan fazla olması durumunda müşteri, bir önceki dönem tüketim bedeli kadarını son ödeme tarihinden önce ödeyebilir. Bu durumda müşteriye 24 üncü madde hükümleri uygulanmaz.
    .... İnceleme sonucuna göre itirazın haklı bulunmaması halinde, itiraza konu tüketim bedelinin eksik tahsil edilen kısmı, müşteriden tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
    Bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde; anılan hükümlerin, yanlış çarpım faktörü uygulanması sonucu dağıtım şirketi lehine doğan alacaklarda, tüketimin hesaplanacağı süre konusunda bir sınırlama getirmediği, dolayısıyla gerek önceki yönetmelik gerekse de yürürlükte olan yönetmeliğe göre ödeme bildirimine ilişkin bu ve benzeri hatalar açısından, hatanın başlangıç tarihi itibariyle tüketimin hesaplanacağı belirlenmektedir.
    Ancak, davacı şirketin endeks okumalarında yanlış uygulaması nedeniyle davaya konu uyuşmazlığın doğduğu dosyadaki belgelerle sabittir. Bu nedenle kural olarak; davacı idarenin kendisine düşen edimi ifada ihmal gösterdiği, dolayısıyla TBK 114 (BK.nun 98/2'nci) maddesi delaletiyle sözleşme ilişkilerine de uygulanması gereken TBK 52 (BK.nun 44.) maddesi uyarınca müterafik kusurlu olduğu açıktır. (HGK.'nun 22.05.2002 günlü ve 2002/19-340 E.-2002/420 K., 13.Hukuk Dairesinin 19.01.2003 günlü ve 2003/321 E.- 2003/72 K. sayılı ilamlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)
    A-2) Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğini yürürlükten kaldıran 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesinde ise;
    (1) Bu madde kapsamındaki hatalar; sayacın hatalı okunması, yanlış tarife veya reaktif ve aktif enerjiye ilişkin yanlış çarpım faktörü uygulanması, tüketim miktarı ve/veya bedelinin hatalı hesaplanması gibi hususlardır. Mükerrer ödeme bildirimi de bu fıkra kapsamında değerlendirilir.
    (2) Bu madde kapsamındaki hatalara karşı, tüketici tarafından ödeme bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde görevli tedarik şirketine itiraz edilebilir. İtirazın yapılmış olması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İtiraza konu tüketim bedeli ile tüketicinin bir önceki tüketim döneminde ödemiş olduğu tüketim bedeli arasındaki farkın yüzde otuzdan fazla olması durumunda tüketici, bir önceki dönem tüketim bedeli kadarını son ödeme tarihine kadar ödeyebilir. Bu durumda tüketiciye 15 inci madde hükümleri uygulanmaz.
    ...... (5) İnceleme sonucuna göre;
    a) İtirazın haklı bulunması durumunda, itiraza konu tüketim bedelinin ödenmiş olması halinde, fatura tutarındaki farklar, kullanım dönemi birim fiyatlarıyla ve gecikme zammı ile birlikte, tüketicinin talebi halinde nakden ve defaten ve en geç üç iş günü içinde, diğer hallerde mahsuplaşmak suretiyle ilgili tüketiciye iade edilir. İadenin mahsuplaşmak suretiyle yapılması halinde, mahsuplaşmayı içeren ödeme bildiriminin düzenlenme tarihine kadar gecikme zammı uygulanır.
    b) İtirazın kısmen haklı bulunması durumunda, itiraza konu tüketim bedelinin ödenmemiş olması halinde, tahsil edilmesi gereken kısım, takip eden ilk faturaya yansıtılmak suretiyle, tüketiciden tahsil edilir.
    c) İtirazın haklı bulunmaması halinde, itiraza konu tüketim bedelinin tahsil edilmeyen kısmı, fatura son ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte, tüketiciden tahsil edilir.
    (6) Bu madde çerçevesinde dağıtım şirketi veya ilgili tedarikçi tarafından hatalı tespitte bulunulduğu sonucuna varılması halinde,
    a) Yapılan tespitin dağıtım şirketinin ve/veya tedarikçinin lehine olması durumunda,
    1) Tüketim miktarının hesabında esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 12 ayı, bulunmaması halinde ise doksan günü aşamaz.
    2) Tüketici tarafından ödenecek tutar, tüketicinin talep etmesi halinde, tüketim miktarının hesabında esas alınacak süre içerisindeki ay sayısı kadar eşit taksitler halinde ödenir. Bu bent kapsamında yapılacak hesaplamalarda ve taksitlendirmede gecikme zammı uygulanmaz.
    b) Yapılan tespitin tüketicinin lehine olması durumunda, tüketimdeki farklar, gecikme zammı ile birlikte, tüketicinin talebi halinde nakden ve defaten ve en geç üç iş günü içinde, diğer hallerde mahsuplaşmak suretiyle ilgili tüketiciye iade edilir.
    c) Tüketimdeki farklar, kullanım dönemindeki tarifeler üzerinden hesaplanır.
    B) Sayacın müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle doğru tüketim kaydetmediği durumda,
    B-1) 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 20. maddesinde; (1) Sayacın, müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle doğru tüketim kaydetmediğinin tespit edilmesi halinde,
    a) Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın elektrik sayaçları tamir ve ayar istasyonlarında teknik olarak tespit edilmesi durumunda söz konusu tespit dikkate alınarak,
    b) (a) bendinde düzenlenen tespitin bulunmadığı durumlarda; varsa müşterinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa sayaç doğru çalışır duruma getirildikten sonra müşterinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak, hesaplama yapılır ve fark tahakkuk ettirilir.
    (2) Tahakkuka esas süre; doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 12 ayı, bulunmaması halinde ise 90 günü aşamaz. (08/09/2010 öncesi yapılan değişiklikten önce söz konusu süre sınırlamasının bulunmadığı, ilgili tarihteki değişiklikle süre sınırlaması getirildiği)
    (3) Tüketimdeki farklar, ilgili dönem birim fiyatlarıyla ve gecikme zam olmaksızın, perakende satış lisansı sahibi tüzel kişi tarafından müşteriye tahakkuk ettirilir. Müşterinin talep etmesi durumunda söz konusu miktar tahakkuk süresi kadar eşit taksitler halinde ödenir.
    B-2) Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğini yürürlükten kaldıran 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 14. maddesinde ise;
    (1) Sayacın, tüketicinin kusuru dışında herhangi bir nedenle;
    .... b) Doğru tüketim kaydetmediğinin tespit edilmesi halinde,
    1) Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın sayaç dışı bir unsurdan kaynaklanması ve bunun dağıtım şirketince yerinde yapılan incelemede, teknik olarak tespit edilmesi durumunda bu tespit dikkate alınarak,
    2) Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın elektrik sayaçları tamir ve ayar istasyonlarında teknik olarak tespit edilmesi durumunda söz konusu tespit dikkate alınarak,
    3) (1) ve/veya (2) numaralı alt bentlerde düzenlenen tespitin bulunmadığı durumlarda; varsa tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa, tespit tarihinden sonraki tüketicinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak, hesaplama yapılır ve fark tüketiciye iade veya fatura edilir.
    c) (a) ve (b) bendinde belirtilen hallerde, geçmiş dönemlerde sağlıklı olarak ölçülmüş tüketimleri bulunmayan ve mevsimsel olarak belirli dönemlerde yoğun tüketim yapılan tarımsal sulama, yazlık mesken, turizm sektörü gibi kullanım yerlerinde, benzer özelliklere sahip kullanım yerlerinin tüketimleri dikkate alınarak geçmiş dönem tüketimleri bu madde kapsamında hesaplanır ve (a) bendi kapsamında tüketiciye fatura edilir, (b) bendi kapsamında ise fark tüketiciye iade veya fatura edilir. Bu çerçevede, kullanım yerindeki elektrik enerjisi tüketim miktarını etkileyebilecek değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle, bir sonraki yılda aynı döneme ilişkin olarak tüketicinin tüketimi ile bu fıkra kapsamında hesaplanan tüketim miktarı arasında ortaya çıkan farkın tüketici lehine olması halinde fark, nihai yıl tarifeleri dikkate alınarak tüketiciye iade edilir. Aksi durumda ise fark aynı şekilde hesaplanarak tüketiciye fatura edilir.
    (2) Faturaya esas süre, doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde on iki ayı geçemez. Söz konusu bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde ise, faturaya esas sürenin başlangıcı olarak, son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi esas alınır. Ancak bu süre hiçbir şekilde doksan günü geçemez.
    (3) Bu madde kapsamında faturalamaya esas sürenin başlangıcı, ikili anlaşma veya perakende satış sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki bir tarih olamaz.
    (4) Bu madde kapsamında yapılan faturalama işleminde sayacın hiç tüketim kaydetmediği veya eksik tüketim kaydettiği dönem birim fiyatları kullanılır ve gecikme zammı uygulanmaz. Tüketicinin talep etmesi durumunda söz konusu miktar, faturaya esas alınan tüketim döneminin içerisindeki ay sayısı kadar eşit taksitler halinde ödenir. Taksitlendirme yapılması halinde uygulanacak gecikme zammı oranı, bu Yönetmelikte belirlenen gecikme zammı oranını hiçbir şekilde aşamaz. Eksik tüketim kaydedilen durumlarda, önceden ödenmiş olan bedeller, faturaya yansıtılmaz.” hükmü getirilmiştir.
    Dosyanın incelenmesinde; elektrik dağıtım şirketi tarafından yapılan açıklamada 05/11/2015 tarihinde damga yılı dolan sayaçların değişikliği esnasında hane sayısının hatalı olduğunun tespit edildiği, eksik faturalandırmamış aktif tüketime ait fark hesabı yapıldığı, reaktif sayacın bulunmaması nedeniyle aktif tüketimin % 90’ı alınarak ilave reaktif tüketime yansıtıldığı, itiraz üzerine kurulu gücün 30.000 W olmasından dolayı ölçüm noktasında reaktif ölçüm için sayaç bulundurma zorunluluğu bulunduğu, 01/01/2013 tarih itibariyle sayaç değişikliğinin Dağıtım şirketinin sorumluluğunda olduğu, İlçe yöneticiliği tarafından tebligat yapılmadığından, reaktif tüketimin iptal edilmesine, 199/2-05/11/2015 arasında hane hatasından kaynaklı hesaplanan 448.440,00 kwh aktif tüketimin aynı kalması yönünde karar alındığı, 21.316,00 TL ve 200.800,60 TL faturaların iptalinin bildirildiği, ardından dava konusu 05/11/2005-05/11/2015 arası döneme ilişkin 122.542,90 TL miktarında fatura düzenlendiği görülmektedir.
    Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, eksik faturalandırmanın sayacın hatalı okunmasına dayandırıldığı, alternatifli olarak Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 23. maddesine göre 10 yıllık tüketimin esas alınmasıyla birlikte % 50 müterafik kusur indirimi uygulanması ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesine göre geriye dönük 12 aylık tüketimin belirlenmesi sonucu miktarların belirlendiği, ilk derece mahkemesince 13. madde esas alınarak 12 aylık hesaplama üzerinden karar verildiği, bölge adliye mahkemesince ise Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 20. maddesine göre sayacın müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle doğru tüketim kaydetmediğinin tespiti halinde uygulanması gereken 12 aylık sürenin gerekçe gösterilerek verilen kararın uygun bulunduğu anlaşılmaktadır.
    O halde, mahkemece; dosyanın uzman bilirkişi kuruluna tevdi ile, öncelikle dava konusu eksik faturalandırmanın hangi nedenden kaynaklandığına ilişkin teknik değerlendirmenin yapılması, söz konusu durumun hatalı okuma gibi bir sebepten kaynaklandığının belirlenmesi halinde Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlükte olduğu döneme ilişkin tüketimin tespiti ile müterafik kusur indirimi uygulanması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği döneminde kalan süre yönünden geriye dönük 12 aylık bedelin eklenmesi, sayacın müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle doğru tüketim kaydetmediğinin tespit edilmesi halinde ise ilgili yönetmelik hükümlerine göre dönemsel olarak hesaplama yapılmasının ardından oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan 6100 sayılı HMK' nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 27/06/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın