"İçtihat Metni"
Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine dair Kuşadası (kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19/09/2013 gün ve 2013/366 esas, 2013/552 kararın sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 07/03/2017 gün ve 2014/49352 esas, 2017/6835 karar sayı ile
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın 19/09/2013 tarih ve 2013/366 (E) ve 2013/552 (K) sayılı ilamla hükümlülüğüne karar verilip, CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmemesine, hükmün kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 10/09/2012 tarihinde hakaret suçu işlediğinden ve bu eyleminden dolayı Kuşadası 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/587 E.- 2013/87 K. sayılı ve 02.04.2013 tarihli ilamıyla neticeten 2100 TL adli para cezasına mahkum edilmesi ve bu hükümlülüğün 02.04.2013 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla;
1-Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca hükmolunan hakaret olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 86/2. maddesi kapsamındaki hakaret suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, Kuşadası 1. Sulh Ceza Mahkemesinin ilamına konu hakaret suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Kabule göre de,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/04/2017 tarih ve 4-2013/367487 sayılı yazısı ile,
Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının, 20/02/2008 tarih ve 2008/533 Esas sayılı iddianamesiyle, katılan sanıklar ...'nin diğer sanık ...'in üzerine araç sürmesi üzerine kaldırıma kaçarak kendisini zor kurtardığı daha sonra katılan sanık ...'in katılan sanık ....'yi Belediye'nin önünde gördüğü, kendisine aracı neden üzerime sürdün dediği ve sonrasında tarafların birbirlerine karşılıklı tehdit ve hakarette bulundukları ileri sürülerek katılan sanıklar hakkında TCK’nın 106/1, 125/1. maddelerince cezalandırılması istemiyle, katılan sanıklar hakkında kamu davası açıldığı,
Kuşadası 1.Sulh Ceza Mahkemesinin, 10/03/2018 tarih ve 2008/272 Esas ve 2009/193 Karar sayılı ilamıyla, katılan sanık .... hakkında 1- hakaret suçundan beraatine, 2- TCK’nın 86/2, 35, 62 md 25 Gün Adpc ve TCK’nın 52/2 md 500 TL Adpc ve CMK'nın 231/5 md .... ve katılan sanık ... hakkında 1- TCK 125/1-4, 129/1, 62 md 58 Gün Adpc ve TCK’nın 52/2 md 1.160 TL Adpc ve CMK'nın 231/5 md HAGB 2- TCK 106/1, 29, 62 md 3 Ay 22 Gün Hapis ve ve CMK'nın 231/5 md HAGB kararı verildiği,
Hüküm katılan sanık ... vekili tarafından, katılan sanık ...'ye yönelik hakaret suçuyla ilgili verilen beraat kararıyla ilgili yapılan incelemede, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 28/01/2013 tarih ve 2011/11997 Esas ve 2013/ 223284 Karar sayılı ilamıyla verilen beraat kararının onanmasına karar verildiği,
Katılan sanık ... 5 yıllık deneme süresi içinde, hakaret suçunu işlediği ve bu kararın kesinleştiği ve HAGB ilamının yeniden değerlendirilmesi istemiyle ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu,
Katılan sanık ... hakkında Kuşadası 1 Sulh Ceza Mahkemesinin 19/09/2013 tarih ve 2013/366 Esas ve 2013/552 Karar sayılı ilamıyla, katılan sanık hakkındaki hüküm açıklanarak 1- TCK 125/1-4, 129/1, 62 md 58 Gün Adpc ve TCK 52/2 mrd 1160 TL Adpc 2- TCK 106/1, 29, 62 md 3 Ay 22 Gün Hapis ve TCK 53/1 md cezalandırılmasına karar verildiği,
Katılan sanık ... tarafından hükmün temyiz edildiği, ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07/03/2017 gün ve 2014/49352 Esas, 2017/6835 Karar sayılı kararıyla,
1-Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca hükmolunan hakaret olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 86/2. maddesi kapsamındaki hakaret suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, Kuşadası 1. Sulh Ceza Mahkemesinin ilamına konu hakaret suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Kabule göre de,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, usul ve yasaya aykırı görülerek hüküm bozulmasına karar verildiği,
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07/03/2017 gün ve 2014/49352 Esas, 2017/6835 Karar sayılı bozma kararında yer alan bir nolu bozma kararının hukuk aykırı nitelikte olduğunu, usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında kural, kanunda aksi açıkça düzenlenmedikçe "derhal uygulama" ilkesidir. Bu ilke uyarınca usul işlemleri, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan yargılama kanunu hükümlerine tâbidir. ceza yargılaması sırasında kanunda bir değişiklik yapıldığında yeni kanun veya iptal sonucunda ortaya çıkan usul prosedürü hemen uygulanmalıdır. Bu durumda, usul hükümlerinin geçmişe uygulanmasının hukuka aykırı kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla katılan sanık ...'in, 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca hakaret suçuna ilişkin olduğu ve bu suçla ilgili uzlaştırma hükümleri uygulandığı tarafların uzlaşmadıkları ve sonrasında sanık ...'in katılan ....'a yöne
