Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/12755 Esas 2019/3727 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 02.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/12755
Karar No: 2019/3727
Karar Tarihi: 02.07.2019


4. Hukuk Dairesi 2016/12755 E. , 2019/3727 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı ... Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 04/03/2016 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda açılan davanın reddine dair verilen 03/06/2016 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 02/07/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı kurum vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Davalılardan ...ve diğerleri vekili Avukat ...'nün mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Mesleki mazeretinden dolayı duruşmaya gelemeyeceğini bildirdiği anlaşıldı. Mazeret reddedildi, açık duruşmaya devam olundu. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kurum zararı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı vekili, sahte reçetelerle dava dışı gözlük firmasına ödemeler yapıldığını, basit bir inceleme ile dahi sahte oldukları anlaşılabilecek reçeteleri kuruma ibraz edip ödeme alan gözlük firması yetkilileri ile ödeme işleminde sorumluluğu bulunan personel hakkında Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporla kurumun zarara uğratıldığının tespit edildiğini ve zararın sorumluları olarak, gözlük firmasının ortakları olan ..., ... ve ... ile ödemelerin yapıldığı dönemde ... İl Sağlık Müdürlüğünde mutemet şefi olarak görev yapan davalılardan ..., müdürlük memuru ... ve memur olarak çalışan davalı ...’nun gösterildiğini, 2008 ve 2009 yıllarında yapılan dava konusu haksız ödemeler nedeniyle ... Optik firması yetkilileri olan ..., ...ve ... aleyhine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/82 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, o dosyada alınan bilirkişi raporunda dosyamız davalıları ..., ... ve ...’nun da oluşan zarardan müşterek müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiğini, davalılar aleyhine ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/387 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve cezalandırılmalarına karar verildiğini belirterek, ... 4. İcra Dairesinin 2015/105156 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalıların haksız itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminde bulunmuştur.Davalılar ... ve ... vekili; açılan davanın ... 3. İcra Müdürlüğünün 2015/105156 esas sayılı ilamsız takip dosyasına davalıların yaptığı itirazın kaldırılması için açıldığını, hukuken paranın tahsiline karar verilen kişilerin belli olduğunu, davalıların ilama dayalı bir borçları olmadığını, davalılar yönünden kesinleşmiş bir alacak ve mahkeme kararı olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Davalı ... vekili; davanın, dava dışı ..., ... ve ...'ın ortağı olduğu ... Optik firmasının 2008 ve 2009 yıllarında yeşil kartlı hastalar adına yaptığı iddia olunan usulsüz işlemler dolayısıyla idarenin zarara uğradığından bahisle açıldığını ve halen Yargıtay'da olan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/82 esas sayılı dosyanın bir benzeri olarak tekrardan açıldığını, davalı yönünden söz konusu ilamsız icra takibine itirazının haksız olmadığını, bu nedenle mükerrer olarak açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece, davalıların ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/82 esas ve 2015/566 karar sayılı dosyasında ihbar olunanlar sıfatıyla yargılandıkları, asli davalı olarak bu dosyada davaya dahil edilmedikleri bu sıfatla aleyhlerine kurulmuş icrası kabil bir karar bulunmadığı haklarında yapılan takibin hukuki dayanaktan yoksun ve yersiz olduğu gerekçesiyle takibe vaki itirazın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava dışı gözlük firması yetkilileri hakkında açılan tazminat davasında ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/82 esas ve 2015/566 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda dosyamız davalılarının da sorumlu olması gerektiğine dair görüş bildirilince, davanın kendilerine ihbar edildiği, mahkemece aleyhlerine de hüküm kurulduğu ancak bu hükmün Dairemizin 28/03/2019 gün, 2018/4705 esas ve 2019/1852 karar sayılı ilamıyla ihbar olunanlar davanın tarafı sıfatını kazanamayacağından haklarında hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır.
    Somut davanın dayanağı ise belirtilen ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/82 esas ve 2015/566 karar sayılı ilamı olmayıp ondan bağımsız olarak ... 4. İcra Dairesinin 2015/105156 esas sayılı takip dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. İcra dosyası incelendiğinde de alacaklı Sağlık Bakanlığı tarafından borçlu davalılara yönelik olarak başlatılan takipte ... 4. İcra Dairesi tarafından borçlulara (örnek 7) ilamsız takiplerde ödeme emri gönderildiği ve süresinde yapılan itirazlar üzerine takibin durması üzerine alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır.
    2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir. İtirazın iptali davası genel hükümlere yönelik bir eda davası olduğu için ispat da genel ispat kurallarına göre yapılabilir. Öte yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Davaya konu işlemleri nedeniyle davalılar hakkında ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/387 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı da gözetildiğinde bu ceza davasının kesinleşmesi beklenmelidir.Şu halde; mahkemece, açılan davanın davacının alacaklı sıfatıyla başlattığı ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptaline dair olduğu ve genel hükümler kapsamında ispat hakkı bulunduğu da gözetilerek; ceza dosyası, teftiş raporu, bilirkişi incelemesi ve diğer tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre, davalıların sorumlu olduğu kanaatine varılırsa diğer takip dosyası ve hükümle tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere, bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi usul ve yasaya uygun olmamış bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve davacı yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine 02/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.


















    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın