Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/13651 Esas 2019/3729 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 02.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/13651
Karar No: 2019/3729
Karar Tarihi: 02.07.2019


4. Hukuk Dairesi 2016/13651 E. , 2019/3729 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı ...vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/05/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/06/2016 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 02/07/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı adına gelen olmadı. Karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Dava, evlilik birliği süresince oluşan kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı vekili; boşanma dava dilekçesinde, diğer talepleri yanında davacının daha önce iç mimar olduğunu, evlilik süresince davalı eşinin çalışmasına izin vermediğini ve kazancından mahrum kaldığını, çalışma durumu, alacağı maaş zamları ve primler göz önüne alındığında evlilik süresince davalı eş tarafından çalıştırılmayan davacının maddi kaybı oluştuğunu belirterek, oluşan maddi zararının davalı eşten tazmini isteminde bulunmuştur.Davalı vekili, davalının, davacının çalışmasına izin vermediğine dair hiçbir delil ileri sürülmediğini, eşinin çalışmasına karşı çıkmadığını, yaşadığı çevrede davacının uygun iş bulamadığını, sonrasında ailesinin pastahanesinde yardımcı olmasına rıza gösterdiğini, son aşamada davacının pastahanenin sahibi ve şirketin hissedarı olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece, eşlerden her birinin meslek ve iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda olmadığı gibi, bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararının göz önünde tutulacağı, çalışması engellenen eşin bu konuda hakimden yardım isteyebileceği, davacının mahkemeye yapmış olduğu böyle bir başvurusunun bulunmadığı gibi, dinlenen davacı tanıklarının davalı eşin buna karşı çıktığı, engel olduğunu belirtmiş iseler de, ifadelerinin soyut olup, ne şekilde ve ne derecede karşı çıkıldığı konusunda yeterli ve açık beyanlarının bulunmadığı, dolayısıyla da davacı tarafından davalının haksız fiili sonucu çalışmasının engellenerek bundan dolayı maddi zarar ve kaybı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4/1. maddesi; 4721 sayılı Medeni Kanun’un İkinci Kitabı’ndan Üçüncü Kısım hariç olmak üzere (TMK.md.118-395, 5133 sayılı Kanun md.2-3) kaynaklanan bütün davaların aile mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TMK m.192 ve devamında düzenlenen hükümlerden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlığın hukuki niteliğine ve sonuçlarına göre Türk Medeni Kanunu'nun İkinci Kitabı hükümleri çerçevesinde ve aile mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekir.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlar olup mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince kural olarak davanın esası hakkında inceleme yapamaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olması, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 115/1. maddesine göre de mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracak, taraflar da dava şartı noksanlığını yargılamanın her aşamasında ileri sürebilecektir. Bu nedenle, ... 2. Aile Mahkemesi tarafından verilen ve temyiz incelemesinden de geçmeyen görevsizlik kararına istinaden önüne gelen olayda; mahkemece dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan görev bakımından reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.


















    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın