Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/174 Esas 2019/3732 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 02.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/174
Karar No: 2019/3732
Karar Tarihi: 02.07.2019


4. Hukuk Dairesi 2017/174 E. , 2019/3732 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Tarımsal Ürünleri İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 29/07/2015 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 16/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 02/07/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine davalı şirket vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
    2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
    Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı vekili; davalının davacı birliğin sulama kanallarından faydalanarak sulama yaptığını, sulama bedeli olarak davacıya bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ...1. İcra Dairesi'nin 2014/1526 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, belirterek 22.576,50TL miktarındaki alacağa ilişkin olarak itirazın iptalini, takibin devamını davalının kötü niyetli itirazda bulunması sebebiyle %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını davalı adresinin takipte de belirtildiği üzere İstanbul ili ... ilçesi hudutları dâhilinde olduğunu, davanın bir yıllık süre içerisinde açılmadığını, davalı şirketin davacının sulama suyunu kullanmadığını, tarlalarının sulamasını kendi kuyularından çıkan sular ile gerçekleştirdiğini, golf sahası da olmadığını, çayır-mera niteliğinde olan çim üretimi gerçekleştirdiğini, talep edilen sulama bedelinin rayiçlerinin neredeyse 3-4 katı tutarda olup talebin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının neye dayanarak hesaplandığı belli olmayan keyfi bir hesaplama ile davacı hakkında icra takibi başlatmasının ve böyle bir bedel talebinin haksız olduğunu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece, davalı şirketin sulama birliğinin yetki alanındaki suyu kullandığı fakat sulama bedelini ödemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam alacağın %20’si oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Somut olayda; asıl alacak olan 22.576,50 TL’ye yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edildiği halde mahkemece, talep aşılarak asıl alacak ve faiz toplamı 25.460,57 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir. HMK 26. madde uyarınca hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna göre, dava dilekçesinde talep edilen müddeabih kapsamına girmeyen faiz yönünden de takibin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır.
    3-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olmadığı haksız fiilden kaynaklanan borçlarda uygulanacak faiz kural olarak yasal faizdir. Davacının talebinin dayanağı haksız fiil olup hesaplanan tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken somut davada, yasal faiz yerine alacağa takip tarihinden itibaren %16,8 oranında faiz uygulanması usul ve yasaya uygun olmamıştır.
    4-İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir.Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez.Somut uyuşmazlıkta, dava konusu alacağın miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, söz konusu alacak likit değildir. Şu halde, mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.
    SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2), (3) ve (4) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve davalı yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.










    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın