Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/3744 Esas 2019/3677 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/3744
Karar No: 2019/3677
Karar Tarihi: 01.07.2019


4. Hukuk Dairesi 2017/3744 E. , 2019/3677 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/12/2015 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
    2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
    Dava, davalı tarafça başlatılan icra takibinin dayanağı olan sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı vekili, müvekkilinin nüfus cüzdanını ele geçiren kişiler tarafından fotoğraf ve kimlik bilgilerinin kullanıldığını, davalı şirket ile abonelik sözleşmesi yapıldığını, davalının hakkında takip başlattığını, takibe dayanak olan telefon hattının kendisi tarafından kullanılmadığını, yapılan sözleşmeyi kabul etmediğini belirterek, borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatı isteminde bulunmuştur.Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece, yapılan ceza yargılaması neticesinde davacı ile davalı arasında düzenlenmiş herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığı, davacının kimlik bilgilerinin üçüncü şahıslar tarafından kullanılarak davacı adına telefon aboneliği alındığı belirtilerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranında kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
    Dosya kapsamından; davalının başlattığı icra takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir. Bu haliyle, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 3. bendinin tamamen çıkarılmasına; davalının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.



















    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın