Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/4237 Esas 2019/3878 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 10.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4237
Karar No: 2019/3878
Karar Tarihi: 10.07.2019


4. Hukuk Dairesi 2017/4237 E. , 2019/3878 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi


    Davacılar ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 27/02/2014 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece adli yardım talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2016 günlü kararın Yargıtayca adli yardım talepli olarak incelenmesi davalılar vasileri vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    1-6100 sayılı HMK madde 334 de “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.” hükmü getirilmiştir. Aynı kanun madde 336 da ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.Dilekçeye ekli ve dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalılar vasilerinin yukarıda belirtilen kanun hükmünün öngördüğü şartları taşıdığı anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
    2-Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vasileri vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı vekili, müvekkillerinin murisini, davalıların iştirak halinde öldürdüğünü, davalılar hakkında ceza davasında mahkumiyet kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, aynı olayda davalıların davacı ...'ı da ağır yaraladıklarını, bu yaralama neticesinde %78 oranında sakat kaldığını, müteveffa ...'ın öldürülmeden önce çalıştığını ve davacılara destek olduğunu belirterek, desteklerini yitiren davacıların maddi ve manevi zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davalıların meydana gelen olayda tam kusurlu oldukları ve hesap raporunun bilimsel verilere uygun ve hukuki denetime elverişli bulunduğu benimsenerek, maddi tazminat davasının kabulüne, olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alınarak manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Somut olayda; davacılardan ...’ın, yargılama sırasında 25/09/2014 tarihinde öldüğü, buna karşın mahkemece adı geçen davacının mirasçılarının usulüne uygun şekilde tespiti ile davaya katılımları sağlanmadan, yani taraf teşkili gerçekleştirilmeden yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Dava devam ederken taraflardan birisinin ölmesi durumunda, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (TMK m. 28/1). Eldeki davada olduğu gibi, yalnız öleni değil mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak devam edilir.Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Hal böyle olunca, davacılar vekiline yargılama esnasında vefat eden davacı ...’ın tüm mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması için süre verilmesi ve davaya bu şekilde devam edilmesi lazımken az yukarıda yazıldığı şekilde sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vasilerinin adli yardım talebinin kabulüne, temyiz olunan kararın yukarıda (2) no'lu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalılar vasilerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 10/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.














    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın