Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/3782 Esas 2019/3833 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 08.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3782
Karar No: 2019/3833
Karar Tarihi: 08.07.2019


4. Hukuk Dairesi 2018/3782 E. , 2019/3833 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki kasten öldürme nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 02/04/2018 gün ve 2016/6185-2018/2589 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri reddedilmelidir.
    2-Davalıların diğer karar düzeltme istemlerine gelince;
    Dava, kasten adam öldürme eylemine dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş; davalıların temyizi üzerine karar Dairemizin 02/04/2018 gün, 2016/6185 esas ve 2018/2589 karar sayılı ilamı ile onanmış, davalılar kararın düzeltilmesini istemiştir.Davacılar vekili; 25/08/2009 tarihinde davacılar desteğinin davalılar tarafından öldürüldüğünü, ceza davasında davalıların cezalandırılmalarına karar verildiğini, davacıların davalıların haksız eylemi sonucunda destekten yoksun kaldıklarını, HMK’nun 107. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişi marifetiyle tespitini istediklerini belirterek, belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada harca esas değeri 1.000,00 TL olarak göstermek suretiyle maddi tazminat ve davacılar için toplam 150.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, bilahare yargılama sırasında alacağın belirli hale gelmesinden sonra 21/10/2015 tarihli bilirkişi raporundaki asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarlara göre 21/01/2016 havale tarihli miktar açıklama dilekçesi ile de HMK’nun 107/2. maddesi uyarınca maddi tazminat istemini davacı ... için 53.916,16 TL ve davacı ... için 8.352,81 TL olmak üzere toplam 62.268,97 TL olarak artırdığını açıklamış ve harcını da tamamlamıştır. Mahkemece, hesap bilirkişilerinden desteğin gelirinin asgari ücret, asgari ücretin iki katı ve asgari ücretin üç katı olmak üzere ayrı ayrı hesaplanmasına dair rapor düzenlenmesi istenilmiş, davacılar desteğinin asgari ücretin iki katı kadar gelir elde ettiğinin kabul edildiği belirtilerek, 21/10/2015 tarihli bilirkişi raporundaki asgari ücretin iki katı üzerinden yapılan hesaplamayla belirlenen tazminat miktarı üzerinden % 25 oranında bölüşük kusur indirimi yapılmak suretiyle davacı ...’ın 80.874,24 TL ve davacı Erkan’ın 12.529,22 TL talep haklarının bulunduğunun tespiti ile davacı ... yönünden 53.916,16 TL ve davacı ... yönünden 8.352,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
    6100 sayılı HMK’nun “Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK’nun aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde); “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır” hükmü düzenlenmiştir.Yine taleple bağlılık ilkesi uyarınca, bölüşük kusur indiriminin belirlenen zarar miktarı üzerinden değil, istem miktarı üzerinden yapılması gerekir. Şu halde mahkemece; davacıların dava dilekçesinde tespit istemi bulunmadığı halde, yukarıda ifade edilen taleple bağlılık ilkesi gözetilmeksizin bu yönde hüküm kurulması ve bölüşük kusur indiriminin davacıların 21/01/2016 tarihli miktar açıklama dilekçesinde talep ettiği miktarlar üzerinden yapılması gerekirken, talebi aşar şekilde mahkemenin kendi belirlediği miktarlar üzerinden yapılması doğru olmamıştır. Bu durum kararın bozulmasını gerektirir ise de, karar onanmış bulunduğundan, davalıların karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, Dairemizin 02/04/2018 gün, 2016/6185 esas ve 2018/2589 karar sayılı onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle bozulmalıdır.SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereği yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalıların karar düzeltme isteğinin KABULÜNE, Dairemizin 02/04/2018 gün, 2016/6185 esas ve 2018/2589 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve kararın davalılar yönünden açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalıların diğer karar düzeltme istemlerinin yukarıda ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve davacıdan önceki onama kararımızla alınan harç ile peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde geri verilmesine 08/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.













    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın