Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/4351 Esas 2019/3784 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 03.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4351
Karar No: 2019/3784
Karar Tarihi: 03.07.2019


4. Hukuk Dairesi 2018/4351 E. , 2019/3784 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

    Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/02/2016 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22/02/2018 günlü karara karşı davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan kabulü ile, ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/02/2018 gün ve 2016/66 esas, 2018/34 sayılı kararının kaldırılmasına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin 2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne 05/07/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması sonucu yapılan inceleme sonucu verilen karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. Davacı; 03/08/2014 tarihinde yağmur nedeniyle ikametinin giriş katında bulunan depo ve kömürlüklerini su bastığını, burada bulunan muhtelif oto yedek parçalarının ıslanarak paslandığını, kullanılamaz hale geldiğini, su baskınının davalı ... ’ye ait yağmur suyu hattının patlaması nedeniyle meydana geldiğini, ... ve ... Belediyesine başvurduğunu, davalı ... ’nin 20/08/2014 tarihli cevabında yağmur suyu hattına ... Vadisi projesinde (... Çayı Islah Projesi) çalışma yapan yüklenici firmanın zarar verdiğinin bildirildiğini, 25/08/2014 tarihinde hasar tespiti yaptırdığını beyan ederek, maddi zararının davalı ... ve ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... vekili; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve husumet yönünden itirazda bulunarak, söz konusu olaydan ... Belediye Başkanlığının ve kontrolünde bulunan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, müvekkili idarenin sorumluluğu bulunmadığını, zararın kömürlüğün depo olarak kullanılmasından kaynaklandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince ... Belediyesine karşı açılan davada yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; davalı ... 'ye karşı açılan davanın ise ayrılarak yukarıdaki esas üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Mahkemece davaya konu su baskını sonucu oluşan hasardan davalı ... ’nin sorumlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacıya ait hasar gören malzeme bedelinin davalı ... 'den tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesince; davacının konutunun kömürlük olarak kayıtlı bulunan bölümünde depoladığı oto yedek parçası niteliğindeki muhtelif malzemelerin davalı ... ’nin bakım, onarım ve denetim eksikliğinden dolayı meydana gelen su baskınında zarar gördüğü, zararın bilirkişi tarafından tespit edildiği, davacının kömürlük olduğunu bildiği alanı kıymetli malzemeleri depolamak suretiyle kullanmasında zararın artmasından dolayı hafif derecede bölüşük kusuru olduğu, tespit edilen zarar miktarından %10 oranda indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosya kapsamından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait kömürlükte meydana gelen su baskınına sebep olan etkenlerin gerekçeli şekilde değerlendirilmediği, davalı idarenin zararın oluşumunda kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda yeterince araştırma yapılmadığı, dolayısıyla bilirkişi raporunun oluşa uygun olmadığı gibi, denetime de elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
    Şu durumda; davalı idarenin zararın oluşumunda kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Davalının kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise kusur derecesi uzman bilirkişilerden alınacak rapor ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.













    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın