Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2019/1550 Esas 2019/3641 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 27.06.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1550
Karar No: 2019/3641
Karar Tarihi: 27.06.2019


4. Hukuk Dairesi 2019/1550 E. , 2019/3641 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/01/2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/06/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    Dosya kapsamından; davalı ...’ın temyiz aşamasında öldüğü, dosyaya mirasçılık belgesinin ibraz edildiği, murisin iki mirasçısının bulunduğu, her iki mirasçıya gerekçeli karar ve temyiz dilekçesini içeren tebligatların gönderildiği; ancak mirasçı ...’e gönderilen gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi hükümlerine göre doğrudan mernis şerhi ile muhtara tebliğ edildiği; ancak bu tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
    Tebligatın usulüne uygun olabilmesi için Tebligat Kanunu 10 ve 21. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Tebligat Kanunu 10. maddesinde bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı düzenlenmiştir. Tebligat Kanunu 21. maddesinde ise; (1) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (2)Gösterilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatabın o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılacağı düzenlenmiştir.
    Şu halde; davalı mirasçısı ...’e gönderilen gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesi, şartları oluşmadan Tebligat Kanunu 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edilmiş olup bu tebligat geçerli değildir. Mirasçı ...’e gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin, öncelikle bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, bu tebligatın yapılamaması
    halinde adres kayıt sistemindeki adresinin farklı olması halinde öncelikle yine normal tebligat, bunun iadesi halinde "mernis adresi" şerhi verilerek tebligat çıkartılarak, usulüne uygun şekilde tebliğ sağlandıktan ve yasal temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda açıklandığı şekilde işlem yapılıp, eksiklikler tamamlanarak temyiz süresi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya yeniden gönderilmesi için, dosyanın mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 27/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

















    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın