Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2019/1717 Esas 2019/3782 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 03.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1717
Karar No: 2019/3782
Karar Tarihi: 03.07.2019


4. Hukuk Dairesi 2019/1717 E. , 2019/3782 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.ve diğerleri aleyhine 11/01/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların, davalılar .... ve ...’a yönelik tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
    2-Davacıların, davalılardan ...’a yönelik temyiz itirazlarına gelince;
    Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacılar vekili, 08/09/2008 tarihinde davalılardan ... İnş. San.ve Tic Ltd. Şti adına kayıtlı olan, sürücüsünün davalı ... olduğu tüp yüklü kamyonetin diğer davalı ... tarafından kullanılırken, müvekkili ...'ya çarptığını, müvekkilinin yaralandığını ve hayati tehlike geçirdiğini, vücut fonksiyonlarında %16 kayba uğradığını, bu kaza ile ilgili olarak ... 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/171 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini belirterek oluşan manevi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... İnş. San.ve Tic Ltd. Şti ve ... vekili, davalılardan ...'ın kaza esnasında aracı kullanan kişi olmadığını, bu yüzden kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, ancak müvekkili tarafından kaza sonrasında ihtiyaçları olabileceği kanaati ile davacılara belirli bir miktar ödeme yapıldığını, davacıların da müvekkillerini ibra ettiğini, davalılardan ...'ın müvekkil şirketin maliki olduğu aracın sürücüsü olmadığı gibi müvekkili şirket ile ilgisinin de bulunmadığını, ...'ın ...'ın haberi olmadan anahtarı alarak arabayı çalıştırdığını, daha sonra aracın hakimiyetini kaybederek söz konusu kazaya neden olduğunu belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece, ceza yargılaması sonucunda, davalı ... yönünden beraat kararı verildiği, verilen kararın kesinleştiği, davacı ... ve ... tarafından 31/01/2009 tarihinde imzalanan ibranamede, anılan davacılara belirli bir miktar ödeme yapıldığı, bu ödemelerden sonra ...'tan ve ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti'den hak ve alacak talep etmeyeceklerini taahhüt ederek anılan davalıları ibra ettiklerinin belirtildiği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinde bu Kanun'la öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği hükmünün yer aldığı, söz konusu ibranamenin 31/01/2009 tarihinde imzalanmış olduğu, iş bu davanın ise 21/03/2012 tarihinde açıldığı, dolayısıyla ibranamenin iptal edilebileceği 2 yıllık sürenin geçtiği ve taraflar için bağlayıcı hale geldiği, bu nedenle davalı ... ve davalı şirketten tazminat talep edilemeyeceği, TBK'nın 168.maddesinde alacaklının, diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanacağı hususunun düzenlenmiş olduğunu, araç sürücüsü ve işleten yönünden verilen ibranamenin, diğer müteselsil borçlu ...'a da sirayet edeceği ve onu da borçtan kurtaracağı, bu sebeple davalı ...'tan da tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
    Dosya kapsamından davalılardan ... ile diğer iki davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki veya ceza dosyası kapsamında suça iştirak hali mevcut olmadığı, bu nedenle aralarında TBK’nun 162. maddesinde belirtilen müteselsil borçluluk kapsamında bir ilişkinin bulunmadığı, ceza davasında davalılardan ... hakkında mahkumiyet kararı verilirken, diğer davalı ... hakkında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, davalı ...’ın davalı şirket ile de bir bağının bulunmadığı, bu nedenle davaya konu olay kapsamında davalılar arasında müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağı, bunun sonucu olarak da mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi TBK'nın 168.maddesi kapsamında davacılar ile davalılardan ... İnş. San.ve Tic. Ltd. Şti ve ... arasında yapılan ibra sözleşmesinin davalı ... hakkında bağlayıcı olacağı kabulünün doğru olmadığı anlaşılmaktadır.Şu durumda; davalı ... yönünden davanın esasının incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan; kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacıların diğer davalılar ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/07/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.









    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın